Zonguldak'ta uzun yıllar madencilik sektöründe faaliyette bulunan iş insanı Alaattin Kurnaz, kömürdeki tecrübesini tarım sektörüne taşıyarak modern seracılık yatırımıyla üretimini yer üstünde de sürdürüyor.
Kurnaz, kentte 26 yıldır rödovanslı kömür madeni işleterek geçimini sağlarken, Tarım ve Orman Bakanlığının Zonguldak Çaycuma Tarıma Dayalı İhtisas (Sera) Organize Sanayi Bölgesi Projesi kapsamında sağlanan 50 milyon lira hibe desteği ile yaklaşık 100 milyon liralık yatırımla 24 bin metrekare büyüklüğünde modern bir sera kurdu.
Filyos Çayı'nın dolgu alanındaki bataklık ve tarıma elverişsiz arazilerin ıslah edilmesiyle ekonomiye kazandırılan tesiste, 2026 yılında ihracata yönelik salkım domates üretimine başlanması planlanıyor. Topraksız tarım yöntemi ile üretim yapılan serada, bitkilerin yetiştirme ortamı olarak sıkıştırılmış Hindistan cevizi kabuğundan elde edilen 'cocopeat' kullanılıyor. Sulama, ısıtma, havalandırma ve gölgeleme gibi üretim süreçleri ise yapay zeka destekli otomasyon sistemiyle yönetiliyor.
Serada kimyasal ilaç yerine biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleri tercih edilmektedir. Zararlılarla mücadelede faydalı böceklerin kullanıldığı serada, tozlaşma bombus arıları ile sağlandığı için hormon kullanımına ihtiyaç duyulmuyor. Yılın 11 ayı üretimin sürdüğü serada, sezon sonunda yaklaşık 17 metre uzunluğa ulaşan domates fidelerinden haftada bir her daldan 650 ila 700 gram ürün hasat ediliyor.
Yıllık 1000 ila 1200 ton salkım domates üretim kapasitesine ulaşması hedeflenen tesisin üretimlerinin büyük bir kısmı, Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya ve Körfez ülkelerine ihraç ediliyor.
Kurnaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 5 yıl önce yöneldiği modern seracılığa yatırım yapmadan önce çeşitli ülkelerdeki ve Türkiye'deki seraları incelediğini söyledi. Tesis alanının bataklık ve çorak olduğunu, altyapısını hazırladıktan sonra üretime başladıklarını aktardı.
Kurnaz, "Hem üretim hem hasat yapıyoruz. Domateslerin yüzde 75'ini ihracata gönderiyoruz, yüzde 25'ini de iç piyasada satıyoruz. Bu yöredeki halkla çalışıyoruz, bu konuda bayağı bir yol aldığımızı düşünüyorum," dedi.
Serada görev yapan 30 kişiden 25'inin kadınlardan oluştuğunu belirten Kurnaz, madencilikte 10 çalışanla başladıklarını, zamanla 450 kişiye kadar ulaştıklarını, bugün ise yaklaşık 200 çalışanla kömür üretimine devam ettiğini kaydetti. Madenciliğin Türkiye'nin ve dünyanın enerji ihtiyacı için kritik bir sektör olduğunu vurgulayan Kurnaz, bu durumu şöyle ifade etti: "Domates mi, madencilik mi? Derseniz, tabii ki madencilik çok daha önemli bir konu. Hala üretmeye devam ediyoruz. Üreteceğiz çünkü önümüzde hep savaşlar var."
Kurnaz, büyük ölçekli seracılığın bölgede yeni bir yatırım alanı olduğunu belirtirken, projenin ikinci etabında 2 bin 500 kişiyi istihdam etmeyi hedeflediklerini de dile getirdi. Ayrıca, seracılıkta başarının teknolojiyi doğru kullanmaktan geçtiğini vurguladı. "Seracılıkta teknik elemanlar çok önemli. Hijyen olmazsa, hastalık olursa hedeflediğimiz üretimden uzaklaşırız. Burada teknoloji açısından mühendislerimizin yönlendirmesiyle ilerliyoruz," dedi.
Çocukluk yıllarından bu yana çalıştığını ve üretimin hayatının merkezinde yer aldığını söyleyen Kurnaz, yedi yaşından itibaren çeşitli işlerde çalışarak üretim yapmanın önemini yaşamında deneyimlediğini aktardı: "Üretmek güzel, ben yıllarca hem yer altında hem yer üstünde çok üretim yaptım. Zonguldak'ta da taşkömürü alanında 1 milyon tonun üzerinde üretim yapmış bir firmayım. Devletime değer katmış durumdayım. Evet, yer altı zor ama üretmek çok güzel."