Hedef Yeniden 1 Milyar Dolar
Türkiye, tarım stratejilerinde attığı isabetli adımların ve üreticilerin hummalı çalışmalarının meyvelerini küresel pazarda toplamaya hazırlanıyor. Genişleyen zeytinlik sahaları ve modern üretim teknikleri sayesinde sofralık zeytinde dünya liderliğini göğüsleyen, zeytinyağında ise ikinci sıraya yerleşen Türkiye, önümüzdeki dönemi küresel bir sıçrama tahtası olarak görüyor. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Mehmet Emre Uygun, sektörün geleceğine ve yeni sezon hedeflerine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Geçmiş Sezonun Analizi ve Küresel Fiyat Baskısı
Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde düzenlenen stratejik basın toplantısında konuşan Mehmet Emre Uygun, zeytin ve zeytinyağının Türkiye ekonomisine doğrudan, net döviz girdisi sağlayan en kritik can damarlarından biri olduğunu vurguladı.
Geride kalan döneme ait ihracat verilerini paylaşan Uygun, 1 Kasım 2025 ile 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında 260 milyon dolarlık bir dış satım performansına imza atıldığını kaydetti. Ancak küresel pazarda yaşanan fiyat gerilemeleri ve iç piyasa dengelerini korumak amacıyla hayata geçirilen idari tedbirlerin birikimli bir etki yarattığına dikkat çeken EZZİB Başkanı, toplam ihracat gelirlerinde geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 34’lük bir daralma yaşandığını belirtti. Bu süreçte sofralık zeytin ihracatı 172,5 milyon dolar ile rüştünü ispatlarken, zeytinyağı ihracatı değer bazında yüzde 62 oranında gerileyerek 69 milyon dolarda kaldı.

"Tarihin En Yüksek Ürün Bolluğu Kapıda"
Geçmiş dönemdeki ivme kaybının geçici olduğunu ve sahadan gelen verilerin umut vadettiğini dile getiren Uygun, 2026-2027 sezonuna dair büyük bir müjde verdi. Tarım havzalarından ve üretim merkezlerinden edinilen ilk saha raporlarının, zeytin sektöründe Cumhuriyet tarihinin en yüksek rekolte seviyelerinden birine işaret ettiğini belirten Uygun, önümüzdeki bu bolluk döneminin doğru ekonomik enstrümanlarla yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Katma Değerli İhracat İçin "Kesintisiz Ticaret" Güvencesi
Doğacak devasa rekoltenin yüksek bir ekonomik değere dönüşebilmesi için ihracat vizyonunun esnetilmesi gerektiğini savunan Mehmet Emre Uygun, şu ifadeleri kullandı:
"Bu büyük rekor potansiyelini katma değere çevirebilmemiz için dökme, varilli ya da ambalajlı ürün ayrımı gözetmeksizin tüm ihracat kanallarımızın ardına kadar açık tutulması gerekiyor. Türk ihracatçısının küresel arenada önünü net bir şekilde görebilmesi, uluslararası büyük alıcılarla uzun vadeli ve yüksek tonajlı kontratlara imza atabilmesi için bu ticaret güvencesi hayati bir önem taşıyor. Ana rotamız; güçlü üretim kapasitemizi, markalı ve ambalajlı ihracatla taçlandırarak sektör gelirlerimizi yeniden 1 milyar dolar seviyesinin üzerine taşımaktır."
Küresel Engeller ve Dijitalleşme Hamlesi
Sektörün sadece üretimde değil, bürokratik ve lojistik alanlarda da vites yükselttiğini ifade eden Uygun, zeytinyağı ticaretinde güvenilirliği artıracak "dijital takip sistemi" üzerinde çalıştıklarını müjdeledi. İhracatçıların küresel rekabet gücünü artırmak adına Avrupa Birliği tarafından Türkiye’ye uygulanan 100 tonluk simbolik kotanın kaldırılması yönünde de bakanlıklar nezdinde diplomatik ve ticari girişimlerin hız kesmeden sürdürüldüğü bildirildi.