Küresel piyasalarda tırmanan jeopolitik gerilimler, tavan yapan petrol fiyatları ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, Japon Yenini son 40 yılın en zayıf konumuna itti. ABD Doları karşısında kan kaybetmeye devam eden yen, Tokyo ekonomi yönetimini zorlu kararların eşiğine getirirken, piyasalar Japon yetkililerden gelecek olası bir doğrudan müdahaleye odaklandı.
Dolar/Yen paritesinin geçtiğimiz günlerde 163,2 seviyesini görerek tarihi zirvelerini yenilemesi ve ardından 162 bandında dengelenmesi, daha önce Nisan ve Mayıs aylarında piyasaya müdahale eden Japonya için kırmızı alarmların tekrar çalmasına neden oldu.
ABD Tahvil Faizleri ve Jeopolitik Gerilim Yene Darbe Vuruyor
ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,64 seviyesine yükselmesi ve 30 yıllık getirilerin yüzde 5,15 ile son ayların en yüksek değerini test etmesi, güvenli liman arayışındaki küresel sermayeyi dolara yönlendirdi. Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların petrol fiyatlarını yukarı çekmesi de enerji ithalatçısı Japonya’nın üzerindeki mali baskıyı artıran bir diğer kritik faktör oldu.
Piyasa uzmanları, ABD ile Japonya arasındaki derin faiz farkı korunduğu sürece dolara olan talebin canlı kalacağını, bunun da yen üzerindeki değer kaybı baskısını sürekli kıldığını belirtiyor.
Tokyo Kurmaylarından "Kararlılık" Mesajı
Gelişmeler üzerine açıklamalarda bulunan Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, kur hareketlerini yakından takip ettiklerini ve gerektiğinde piyasalara "kararlı adımlar" atmaktan çekinmeyeceklerini vurguladı. Kabine Baş Sekreteri Kihara Minoru da benzer bir dille hükümetin yendeki aşırı dalgalanmalara karşı aksiyon almaya hazır olduğu mesajını verdi.
Buna karşın, Japon yetkililerin Nisan ve Mayıs aylarında 160 seviyesi aşıldığında piyasaya milyarlarca dolar satarak yaptığı müdahalelerin etkisinin kısa ömürlü olması, yatırımcılar cephesinde yeni bir müdahalenin başarısına dair soru işaretleri yaratıyor.
Uzman Görüşü: "Müdahale Muhtemel, Kalıcı Başarı Düşük"
Sektörün önde gelen Asya piyasaları analistlerinden Sadi Kaymaz, yendeki kalıcı erimenin temelinde ABD'deki yüksek faiz ortamı ve Japonya'nın kamu maliyesine ilişkin endişelerin yattığına dikkat çekiyor. Petrol fiyatlarındaki artışın tabloyu daha da zorlaştırdığını belirten Kaymaz, durumun ciddiyetini şu sözlerle özetliyor:
"Hükümet ara sıra yen satın alarak düşüşü bir miktar frenleyebilir ancak doğrudan müdahale tek başına iki ülke arasındaki devasa faiz makası baskısını ortadan kaldırmaya yetmiyor. Yende kalıcı bir yön değişimi için Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) birkaç şahin faiz artırımı yapması, Fed’in faiz indirim sürecine girmesi ya da Japonya maliyesine olan güvenin yeniden tesis edilmesi şart. Bu nedenle bir müdahale olasılığı çok yüksek olsa da, bunun kalıcı bir başarı sağlama ihtimali maalesef daha düşük."