Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, bu yılki üretim fazlasının değerlendirilmesinde yeni ve akılcı stratejilerin önemine vurgu yaptı. Kiraz, üretim fazlasını yalnızca taze olarak satmanın yeterli olmayacağına, bunun yerine kurutulmuş meyve, dondurulmuş sebze-meyve, konsantre, salça ve meyve suyu gibi katma değerli ürünler şeklinde pazarlamanın gerekli olduğuna dikkat çekti.
Rekolte artışının nedenleri
Kiraz, bu sezon hava koşullarının uygun seyrettiğini ve çiftçilerin gösterdiği üstün emeğin rekolte artışındaki en büyük etken olduğunu belirtti. Yüzde 57,8 gibi önemli bir üretim artışı, iç piyasa fiyatlarının dengelenmesine katkıda bulunarak gıda enflasyonunun frenlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, meyvelerde baş gösteren bolluk, fiyatlarda gerilemeye neden oldu.
İhracat imkanları ve pazar fırsatları
Türkiye'nin meyve ve sebzede kendine yeterliği ve ihracat potansiyeli hakkında bilgi veren Kiraz, kiraz üretiminde dünya lideri olan Türkiye'nin ihracat gelirinin 200 milyon dolarla sınırlı kaldığını belirtti. Kiraz, bu miktarın artırılmasının mümkün olduğunu ve ihracatta yeni pazarların araştırılması gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin yaş meyve ve sebze ihracatı, yılın ilk yarısında %39 artışla 2 milyar 353 milyon dolara ulaştı. En büyük pay ise narenciye ürünlerinden geliyor. Kiraz, Rusya, Irak ve Avrupa'nın yanı sıra Körfez ve Kuzey Afrika pazarlarının değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Devlet desteklerinin yanı sıra hedef ülkelerde doğrudan ticari ilişkiler kurulmasının önemine de dikkat çekti.
Kısaca, üretim fazlasının değerlendirilmesinde geleneksel yöntemlerin ötesine geçilerek, katma değerli ürün stratejilerinin benimsenmesi gerektiği önerisinde bulunuldu. Bu yeni yaklaşımlar, hem çiftçiler hem de ekonominin bütünü adına olumlu sonuçlar doğurabilir.