Türkiye, temiz enerjiye geçiş stratejileri doğrultusunda nükleer enerji yelpazesini genişletiyor. ABD’de Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) organizasyonunda gerçekleştirilen Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı sonrasında kritik açıklamalarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin yeni nesil küçük modüler reaktör (SMR) teknolojilerinde küresel oyuncu olma hedefinde kararlı olduğunu vurguladı.
SMR Teknolojisinde Küresel İşbirlikleri ve Teşvik Modeli
Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ) ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) arasında sağlanan işbirliğinin Orta Asya ve Türk Devletleri coğrafyasını kapsayacak nitelikte olduğunu belirten Bakan Bayraktar, nükleerde yalnızca tüketici veya yatırımcı olarak değil, teknoloji ve sanayi ortaklığı boyutuyla da yer almak istediklerini dile getirdi. Kanada ve Fransa (EDF) gibi alanında tecrübeli ülkeler ve kurumlarla temasların sürdüğünü kaydeden Bayraktar, bu süreçte sadece tesis yapımını değil, işletme disiplini ile güvenlik standartlarında tecrübe paylaşımını da merkeze aldıklarını söyledi.
Ayrıca SMR alanında yatırım yapmayı hedefleyen aktörler için özel finansal kolaylıklar, vergi muafiyetleri ve destek paketlerini içeren yasal bir düzenleme üzerinde çalışıldığının müjdesini verdi. Reaktör takvimine ilişkin takvimi değerlendiren Bayraktar, küresel pazardaki yarışa dikkat çekerek, Türkiye’nin ilk küçük modüler reaktörünü 2030’ların ilk yarısında devreye almayı planladıklarını belirtti.
2035 Ulaşım ve Şebeke Vizyonu: 13 Milyon Elektrikli Araç
Enerjide dışa bağımlılığı minimize etmek amacıyla elektrikli ulaşım ekosisteminin geliştirilmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden Bakan Bayraktar, Türkiye’de hızla artan otomobil talebini çevre dostu bir modelle dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.
Bu kapsamda 2035 yılına kadar Türkiye yollarında 13 milyon elektrikli aracın yer almasının öngörüldüğünü belirten Bayraktar, bu dönüşümü desteklemek amacıyla en az 1,3 milyon şarj noktasına ihtiyaç duyulacağını bildirdi. Artan güç yükünü taşıyabilmek adına enerji altyapısına ciddi kaynak aktarılacağını aktaran Bakan, 2035’e kadar dağıtım şebekesine 50 milyar dolar, iletim hatlarına ise 30 milyar dolarlık dev altyapı yatırımı yapılacağını açıkladı. Bu yatırımların, aynı zamanda 2035’te veri merkezlerinden kaynaklanacak 5 ila 10 teravatsaatlik devasa enerji ihtiyacının karşılanmasında da kilit rol üstleneceği kaydedildi.
Bölgesel Enerji Koridorları ve Kritik Maden Hamlesi
Doğu Akdeniz ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) odağındaki projelere ilişkin detaylar paylaşan Bayraktar, adanın elektrik altyapısını kalıcı çözüme kavuşturmayı hedeflediklerini, doğalgaz transferine yönelik deniz tabanı çalışmalarına başlandığını belirtti. Tasarlanan altyapının, Doğu Akdeniz’de olası yeni gaz keşiflerinin Türkiye üzerinden taşınmasına imkan tanıyacak kapasitede kurgulandığı vurgulandı.
Kalkınma Yolu Projesi’nin stratejik önemine de değinen Bayraktar; petrol, doğal gaz hatları ve elektrik şebekesi bağlantılarından elde edilecek milyarlarca dolarlık yıllık gelirin, tüm güzergah altyapısını kendi kendine finanse edebilecek bir ekosistem yaratacağını söyledi.
Maden politikalarında stratejik bir eksen kaymasına gidildiğinin altını çizen Enerji Bakanı; nadir toprak elementleri ve altın gibi ithalata bağımlılığı yüksek kalemlerde kendi saflaştırma ve zenginleştirme teknolojilerini geliştirdiklerini duyurdu. Eti Maden öncülüğünde yürütülecek yeni büyüme stratejisinin, sanayinin dönüşümü ve bağımsız enerji projeksiyonunun ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi.