Küresel ticaret haritasının yeniden şekillendiği, jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönemde Türk ihracatçısı en büyük pazarı olan Avrupa Birliği’nde (AB) vites büyüttü. Yılın ilk yarısına ilişkin dış ticaret verileri, Türkiye’nin Avrupa için sadece bir tedarikçi değil, vazgeçilmez bir stratejik ortak olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, ocak-haziran döneminde AB ülkelerine yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 4,7’lik net bir artış kaydederek 54 milyar 558 milyon dolara ulaştı.
Türkiye'nin toplam ihracat performansı da bu ivmeyle birlikte yükseliş trendini korudu. Geçtiğimiz yılın ilk 6 ayında 131 milyar 356 milyon dolar olan genel ihracat, yüzde 3,6'lık artış grafiğiyle 136 milyar 58 milyon dolara tırmandı.
İhracatın Lokomotifi Yine Otomotiv Oldu
Avrupa pazarında Türk mallarına olan talebin sektörel dağılımı incelendiğinde, liderlik koltuğu yine değişmedi. Teknolojik dönüşümü ve güçlü üretim altyapısıyla dikkat çeken otomotiv endüstrisi, AB ülkelerine gerçekleştirdiği 15 milyar 569 milyon dolarlık sevkiyatla zirvedeki yerini sağlamlaştırdı.
Otomotiv sektörünü, Avrupa endüstrisinin temel girdilerini sağlayan kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü 7 milyar 153 milyon dolarla takip etti. Modanın ve esnek üretimin merkezi olan hazır giyim ve konfeksiyon sektörü 4 milyar 767 milyon dolarla üçüncü sırada yer alırken; demir ve demir dışı metaller sektörü de 4 milyar 181 milyon dolarlık performansıyla Avrupa pazarındaki gücünü korudu.
Almanya Zirveyi Bırakmıyor, İstanbul Liderliği Sırtlıyor
AB sınırları içinde Türkiye’nin en geleneksel ve en büyük ticari ortağı olan Almanya, yılın ilk yarısında da liderliğini kaptırmadı. Almanya’ya yapılan ihracat yüzde 4,3 oranında artarak 10 milyar 117 milyon dolar seviyesine ulaştı. Ticaret hacminde Almanya’yı sırasıyla şu ülkeler izledi:
İtalya: 6,8 milyar dolar
İspanya: 5,6 milyar dolar
Fransa: 5,3 milyar dolar
Romanya: 3,7 milyar dolar (İlk 5'teki güçlü konumunu korumaya devam ediyor)
Türkiye’nin üretim ve finans başkenti İstanbul ise Avrupa’ya yapılan ihracatta adeta tek başına bir dev gibi öne çıktı. İstanbullu üreticilerin AB pazarındaki en büyük adresi yine Almanya oldu. Yılın ilk yarısında İstanbul'dan Almanya'ya 3 milyar 885 milyon doları aşkın ihracat gerçekleştirilirken, kentten yapılan diğer büyük sevkiyatlar İtalya, İspanya, Fransa ve Hollanda'ya yöneldi. İstanbul'dan Romanya'ya yapılan ihracat ise 1 milyar 258 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.
Gümrük Birliği Revizyonu Yolda: Uzmanlar; yeşil mutabakat, dijital dönüşüm hamleleri ve yapılması planlanan Gümrük Birliği güncellemesi ile birlikte Türkiye ve AB arasındaki ticari entegrasyonun çok daha derin ve yapısal bir boyuta taşınacağını öngörüyor.
"Avrupa'nın Güvenlik ve Üretim Ortaklığı Türkiye'den Geçiyor"
Verileri değerlendiren İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, küresel ticaret ağlarının "yakın ve güvenilir coğrafyalardan tedarik" (near-shoring) stratejisine yöneldiğini vurguladı. Bu durumun Türkiye’yi doğal bir üretim ve ihracat üssü haline getirdiğini belirten Avdagiç, AB-Türkiye ilişkilerinin artık klasik bir dış politika kalıbından çıktığına dikkat çekti.
Avrupa'nın yeni savunma ve güvenlik mimarisinde Türkiye'nin pasif bir aktör olmadığını ifade eden Avdagiç, şu analizi paylaştı: "Dünyadaki siyasi ve ekonomik gelişmeler yeni bir küresel nizamı dizayn ederken, Türkiye-AB ilişkileri de yeni bir yaklaşımla ele alınmalı. Türkiye, Avrupa'nın yeni savunma mimarisinde dışlanması imkansız bir üretim ve güvenlik ortağı konumunda. Sanayi kapasitesi, tedarik zinciri dayanıklılığı ve teknolojik bağımsızlık ekseninde Avrupa'nın güvenliği ile ekonomik altyapısı giderek daha fazla iç içe geçiyor."
Enerji Arz Güvenliğinin Jeopolitik Kilidi
İTO Başkanı Avdagiç, ticaret ve savunmanın yanı sıra iki aktör arasındaki en kritik katmanlardan birinin de "enerji arz güvenliği" olduğunu belirtti. Türkiye’nin sadece teknik bir geçiş koridoru olmadığının altını çizen Avdagiç, "Doğu Akdeniz, Hazar ve Orta Doğu eksenindeki enerji akışlarının Avrupa pazarlarına erişiminde Türkiye'nin oynadığı rol, jeopolitik istikrarın temel bir bileşenidir. Avrupa ile ilişkilerimiz artık konjonktürel ihtiyaçlara göre değil, yapısal bir karşılıklı bağımlılık zemininde şekillenmektedir" diyerek iki taraf arasındaki bağın gelecekte daha da güçleneceğine işaret etti.