Küresel tedarik zincirlerinin ve lojistik rotalarının yeniden şekillendiği günümüzde, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ekonomik ilişkiler stratejik bir ivme yakaladı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Kırgızistan İş Konseyi Başkanı Emre Yıldız, iki ülke arasındaki ticari potansiyelin mevcut rakamların ötesine geçebilecek bir yapıya sahip olduğunu vurgulayarak, Orta Koridor’un sunduğu olanakların Avrasya pazarlarına açılan kapıyı araladığını belirtti.
Ticaret Hacminde Hedef 5 Milyar Dolar
2025 yılı itibarıyla Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ikili ticaret hacmi yaklaşık 1,65 milyar dolar seviyesine ulaştı. Ancak bu tablo, taşıdığı potansiyelin yalnızca bir kısmını temsil ediyor. İki ülke devlet başkanları tarafından belirlenen 5 milyar dolarlık orta vadeli ticaret hedefine ulaşmak adına çalışmalar hız kazandı. Klasik alım-satım ilişkilerinin ötesine geçilerek doğrudan yatırımlar, teknoloji transferleri ve ortak girişimler üzerinden kalıcı bir ekonomik bağ kurulması amaçlanıyor.
Yatırımcının Radarına Giren 6 Kritik Sektör
Kırgızistan, sunduğu elverişli yatırım ortamıyla Türk iş dünyası için yenilikçi pazar imkanları yaratıyor. Öncelikli olarak değerlendirilen alanların başında şunlar geliyor:
Yenilenebilir Enerji: Hidroelektrik santralleri, güneş enerjisi yatırımları ve mevcut şebekelerin modernizasyonu.
Madencilik ve İşleme: Uzun vadeli, katma değeri yüksek ham madde ve cevher işleme projeleri.
Tarım ve Gıda Sanayisi: İleri işleme teknolojileriyle bölgesel tedariğe yönelik üretim tesisleri.
Ulaştırma ve Lojistik: Depolama, dağıtım ağları ve transit taşımacılık altyapıları.
İnşaat ve Makine: İnşaat malzemeleri, otomotiv yan sanayi ve elektrik-elektronik üretimi.
Dijital Hizmetler: Bölgesel yazılım ve bilişim altyapı iş birlikleri.
Kırgızistan Ulusal Yatırım Ajansı da özellikle küçük hidroelektrik ve güneş santralleri projelerini öncelikli alanlar arasında listeliyor. Türkiye’nin mühendislik, müteahhitlik ve işletme tecrübesinin bu süreçte kritik bir rol oynaması bekleniyor.
Kırgızistan Bir Üretim ve Transit Üssüne Dönüşüyor
Orta Koridor’un etkinliğinin artması ve Çin-Kırgızistan-Özbekistan demir yolu projesinin bu aksa entegre edilmesi, bölgedeki lojistik dengeleri değiştiriyor. Bu tarihi ulaşım projeleri Kırgızistan’ı tek bir pazar olmanın ötesine taşıyarak Çin, Orta Asya, Hazar, Kafkasya ve Türkiye çizgisinde küresel bir transit ve lojistik üssü haline getiriyor.
Kırgızistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyeliği de Türk şirketlerine geniş coğrafyalara gümrüksüz veya kolaylaştırılmış erişim avantajı sunuyor. Koridor boyunca kurulacak ortak üretim, depolama ve dağıtım merkezleri sayesinde Avrasya pazarına daha hızlı ulaşılabilecek.
Ortak Üretimle Üçüncü Pazarlara Açılım
İki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun geleceğini değerlendiren İş Konseyi Başkanı Emre Yıldız, Türk ve Kırgız firmalarının yalnızca alıcı ve satıcı olarak konumlanmaması gerektiğinin altını çizdi. Ortak yatırımcı, ortak üretici ve üçüncü ülke pazarlarında birlikte hareket eden stratejik ortaklar olunması gerektiğini belirten Yıldız, Orta Koridor etrafında sürdürülebilir yeni bir ekonomik ekosistemin doğduğunu vurguladı.