Tarım Kredi Grubu, 2025 mali yılında özkaynaklarını %45 oranında artırarak 94 milyar TL’ye taşıdı. Operasyonel verimliliğin artmasıyla birlikte grubun faaliyet kârlılığı %3’ten %7’ye yükselirken, vergi öncesi kârlılık oranı %10 olarak gerçekleşti.
Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Hüseyin Aydın, mali tablolardaki bu başarının tesadüf olmadığını vurgulayarak; etkin maliyet yönetimi, sıkı mali disiplin ve finans kökenli yönetim stratejilerinin meyvelerini verdiğini ifade etti. Aydın, zorlu makroekonomik koşullara rağmen kârlılığın sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulduğunu belirtti.

Sanayi ve Üretimde Entegre Güç
Grup, yalnızca bir kooperatif yapısı olmanın ötesine geçerek tarımsal sanayide Türkiye’nin lider aktörlerinden biri haline geldi. Bünyesindeki 18 şirket, 53 fabrika ve 2 liman ile dev bir ekosistemi yöneten Tarım Kredi, ISO 500 listesinde 6 şirketiyle yer alarak sanayi gücünü tescilledi.
Özellikle son dört yılda gübre ve yem sektöründeki yatırımlarla liderliğini pekiştiren grup; süt, süt ürünleri ve yağ sanayinde de sektörün belirleyici aktörleri arasına girdi. 2025 yılı itibarıyla grup bünyesindeki tüm şirketlerin faaliyet kârı üretmesi, operasyonel başarının tüm birimlere yayıldığını gösterdi.
Üreticiye 20 Milyar TL’lik Doğrudan Destek
2025 yılında yaşanan iklimsel zorluklara ve verim kayıplarına rağmen Tarım Kredi, çiftçinin en büyük destekçisi olmayı sürdürdü. Yıl boyunca 40 farklı ürün çeşidinde 1 milyon ton alım yapılarak üreticilere toplamda 20 milyar TL ödeme gerçekleştirildi.
Hüseyin Aydın, "Tarlada kimin ürünü kaldıysa gidip aldık" diyerek, ticari kaygıdan ziyade üretimin devamlılığını esas aldıklarını ifade etti. Girdi maliyetlerini düşürmek adına gübre ve ilaç gibi ürünlerin en uygun şartlarda üreticiye ulaştırıldığı, elde edilen yüksek kârın ise yine tarımsal modernizasyon ve yeni yatırımlara aktarılacağı açıklandı.
"Bizi Çiftçiye Sorun"
Tarım Kredi’nin siyasi tartışmalara çekilme çabalarına yanıt veren Aydın, kuruluşun bir kamu kurumu değil, 1 milyon ortağı olan bir çiftçi organizasyonu olduğunun altını çizdi. Grubun tek tek şirketler bazında değil, konsolide bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatan Aydın, perakende sektöründeki 5.000 satış noktasıyla üretici ile tüketici arasında stratejik bir köprü kurduklarını belirtti.