Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yapılan çalışmayla, ocak-eylül döneminde sulak alanlarda 1,7 milyon kuş sayıldı.
Türkiye, Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan biyocoğrafik bölgelerinin kesişim noktasında yer alması nedeniyle olağanüstü ekolojik zenginliğe sahip bulunuyor. Bu coğrafi konum, ülkedeki flora ve fauna envanterine doğrudan yansıyor.
En yoğun alanlar ve türler
Yaban hayvanlarının doğal yaşam alanlarında korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetimi kapsamında, ülke sınırları içerisinde 154 memeli, 490 kuş ve 141 sürüngen türü bilimsel olarak tespit edildi. Yürütülen izleme faaliyetlerinin kritik bileşeni olan 'Kış Ortası Su Kuşu Sayımları' ile Türkiye'deki sulak alanlarda kışlayan su kuşlarının popülasyonu belirleniyor. Bu yıl 121 alanda 150 kuş türü izlendi ve toplamda 1,7 milyon kuş sayıldı.
En yoğun alanlar arasında Eğirdir Gölü, Akyatan Gölü, Kızılırmak Deltası, Beyşehir Gölü ve Hirfanlı Barajı yer alırken, en sık görülen tür yüzde 67,1 ile sakarmeke oldu. Sakarmekeyi, yüzde 9,8 ile çamurcun, yüzde 8,3 ile karabaş martı, yüzde 8 ile elmabaş patka ve yüzde 6,8 ile yeşilbaş ördek takip etti.
GPS-GSM vericilerle izleme
Kuşları izlemede 'GPS-GSM' vericiler de kullanılmaktadır. DKMP Genel Müdürlüğü, üniversite ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içerisinde bugüne kadar 12 farklı türden 110 kuşa verici takmıştır. Bu vericiler sayesinde elde edilen veriler, kuşların göç rotaları, göç süreleri ve stratejileri, konaklama ve beslenme alanlarını belirlemede kullanılıyor.
Verici takılan kuşlar arasında turna ilk sıradadır. Bu kuşu, şah kartal, leylek, kelaynak, bozkır kartalı, küçük akbaba, tepeli pelikan, kızıl şahin, kara akbaba, şahbozkır kartalı melezi, çakır ve yılan kartalı gibi türler izlemektedir.