Türkiye ve İngiltere’den Dev İklim Hamlesi
Küresel iklim kriziyle mücadelede uluslararası diplomasi trafiği hız kazanırken, Türkiye ve İngiltere arasında sürdürülebilir gelecek adına tarihi bir köprü inşa ediliyor. Antalya ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, Londra İklim Eylemi Haftası küresel çevre politikalarının yeni çekim merkezi oluyor. Bu yıl 8'incisi düzenlenen dev organizasyonda, Türkiye'nin öncülük ettiği "sıfır atık" vizyonu ilk kez ana gündem maddelerinden biri olarak uluslararası platforma taşınıyor.
Londra'da İlk Kez 'Sıfır Atık' Merkezi Kuruluyor
22-28 Haziran tarihleri arasında Londra’da gerçekleştirilecek etkinlikler, döngüsel ekonomi modelinin somut iklim eylemlerine nasıl entegre edileceğini masaya yatıracak. Londra’nın stratejik noktalarında kurulacak olan Sıfır Atık Merkezi (Zero Waste Hub), politika yapıcılardan iş dünyasının liderlerine kadar pek çok küresel aktörü bir araya getirecek. Merkez, özellikle gıda güvenliği, tarım sektörü ve gıda atıklarının azaltılması gibi kritik başlıklara ev sahipliği yapacak.
Londra ve Türkiye arasındaki bu yeşil köprünün en dikkat çekici yönlerinden biri de Sıfır Atık Merkezi'nin yönetiminde İngiltere'de faaliyet gösteren Türk uzmanların görev alması. Bu organik bağ, Türkiye’nin çevre vizyonunun küresel başkentlerdeki ağırlığını artırıyor.
E3G CEO'su Nick Mabey: "Gözümüz Türkiye’nin Yol Haritasında"
Londra İklim Eylemi Haftası'nın sekretaryasını yürüten lider iklim düşünce kuruluşu E3G'nin Kurucu Direktörü ve CEO'su Nick Mabey, sürecin küresel yansımalarını değerlendirdi. Türkiye’den geniş bir katılım beklediklerini ifade eden Mabey, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ile COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş’ın zirvedeki varlığının kritik önem taşıdığını vurguladı.
Mabey, "Türkiye'nin COP31 için belirlediği eylem çerçevesini ve elektrifikasyon odaklı yol haritasını açılışta sunmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. Sıfır atık gündemi önümüzdeki 15 yılda küresel ekonominin tam merkezine oturacak" diyerek Türkiye'nin stratejik rolüne dikkat çekti.
"Ekonomik Liderlik İçin ABD’ye Bağımlı Değiliz"
Dünyanın jeopolitik gerilimler, enerji ve gıda krizleriyle boğuştuğu bir dönemde iklim eyleminin yavaşlamaması gerektiğinin altını çizen Mabey, küresel siyasi dengelere ilişkin de çarpıcı açıklamalarda bulundu. ABD’deki iç siyasi söylemlerin iklim güvenini zedelediğini belirten tecrübeli CEO, küresel temiz ekonominin yüzde 88'inin dönüşüme sadık kaldığını ifade etti.
Mabey, "30 yıllık iklim müzakereleri geçmişinin yarısında zaten ABD masada yoktu. Avrupa liderliğe alışkın ancak artık Brezilya, Güney Afrika ve Çin gibi yeni aktörlerle çok kutuplu bir dünyayı yönetiyoruz. Ekonomik liderlik için Washington'a bağımlı değiliz" şeklinde konuştu.
Fosil Yakıtlara Veda: "Artık Hedef Değil, Zamanlama Tartışılıyor"
Gelecek 10-15 yıllık projeksiyonda fosil yakıt üreten ülkelerin kademeli olarak bu sistemden çıkmak zorunda kalacağını öngören Nick Mabey, küresel pazarın yönünü çizdi: "Artık 'Bu dönüşümü yapmalı mıyız?' sorusu geride kaldı. Şu anki tek tartışma, bu değişimin ne zaman gerçekleşeceği ve yeni dönemin kazananlarının kim olacağıdır."
Antalya COP31 Zirvesinden Beklentiler Yüksek
Türkiye’nin dönem başkanlığında Antalya’da düzenlenecek olan COP31 zirvesi, küresel ekonomiyi karbon emisyonlarını azaltmanın ötesinde, tamamen yeniden tasarlamayı hedefliyor. Zirveden en büyük beklentiler arasında; temiz elektrifikasyon, enerji güvenliği, kırılgan ekonomilerin yeşil finansmana erişimi ve ülkelerin ulusal katkı beyanlarını netleştirmesi yer alıyor. Küresel çevre diplomasisi, Antalya’ya giden yolda Türkiye ve Avustralya’nın iç politikalardaki iklim adımlarını da yakından izlemeye devam edecek.