Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artıran ve ulusal ekonomiye yüksek katma değer sağlayan serbest bölgeler, 2026 yılının ilk 9 aylık döneminde sergilediği performansla dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Yatırımcıya sunduğu mali kolaylıklar ve altyapı olanaklarıyla cazibe merkezi niteliğindeki bu alanlar, dış ticaret kanallarındaki etkinliğini her geçen gün pekiştiriyor.
19 Üretim Merkezinden Dev Ekonomik Hacim
Ticaret Bakanlığı tarafından paylaşılan resmî veriler doğrultusunda derlenen bilgilere göre, ülke genelinde faaliyet gösteren 19 serbest bölgede toplam ticaret hacmi Ocak-Eylül döneminde 21 milyar 885 milyon dolar seviyesine ulaştı.
Söz konusu ticaret akışının omurgasını ise dış satım performansı oluşturdu. Serbest bölgelerin ihracatı, geçtiğimiz yılın aynı dönemindeki 9 milyar 256 milyon dolarlık seviyesini geride bırakarak yüzde 6,3’lük bir artışla 9 milyar 843 milyon dolara yükseldi. Elde edilen bu tablo ile toplam ticaret hacminin yaklaşık yüzde 45’i doğrudan yurt dışına yapılan satışlardan sağlandı.
Mali Teşvikler ve Stratejik Avantajlar Yatırımcıyı Çekiyor
Sundukları kurumlar vergisi muafiyeti, gümrük vergisi istisnaları, kâr transferi kolaylığı ve uygun maliyetli altyapı imkânlarıyla hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için güvenli bir liman oluşturan serbest bölgeler, küresel tedarik zincirlerindeki kritik rolünü koruyor.
Öte yandan, serbest bölgelerin imalat ve ticaret kapasitesindeki bu artış istihdam piyasasına da doğrudan yansıyor. Eylül sonu itibarıyla bu bölgelerdeki toplam istihdam sayısı 88 bin 7 kişiye ulaşmış durumda.
Dış Ticaret Dengesinde Dengeli Akış
9 aylık periyotta serbest bölgelerin yurt dışından gerçekleştirdiği alımlar 6 milyar 162 milyon dolar olarak kaydedildi. İç piyasa ile olan entegrasyon incelendiğinde ise bölgelerden yurt içine yapılan satışlar 3 milyar 88 milyon dolar olurken, iç pazardan bölgelere yönlendirilen mal ve hizmet tedariki 2 milyar 792 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Geçtiğimiz yılı 28,5 milyar doları aşan bir ticaret hacmiyle kapatan serbest bölgelerin, 2026 yılının son çeyreğinde de yüksek üretim temposunu sürdürerek yeni bir yıllık rekor kırmaya yaklaştığı öngörülüyor.