Washington ile Tahran yönetimi arasındaki müzakere trafiğinin durma noktasına geldiğine yönelik iddialar, küresel piyasalarda enerji arzına ilişkin endişeleri tırmandırdı. Orta Doğu'daki gerilimin düşürülmesi ve kritik deniz hatlarının güvenliği için yürütülen diplomatik temasların sonuçsuz kalması, ham petrol fiyatlarını yeniden üç haneli rakamlara taşıdı.
Diplomatik Masada Soğuk Rüzgarlar
Küresel piyasalarda yükseliş ivmesini artıran en temel gelişme, Washington yönetiminin İran heyetiyle yürüttüğü dolaylı görüşmelerin çıkmaza girmesi oldu. ABD tarafının, Katarlı arabulucuların müdahalesine rağmen ilerleme sağlanamaması üzerine diplomatik teması sonlandırdığı ve İran temsilcilerinin ülkeden ayrılmasını talep ettiği öne sürüldü.
New York’ta Hürmüz Boğazı’nın ticari trafiğe açılması ve nükleer başlıkların müzakere edilmesi amacıyla sürdürülen görüşmelerin tıkandığına ilişkin haber akışı, çatışma riskinin derinleşebileceği algısını güçlendirdi. Tahran tarafı diplomatik kanallardan yaptığı açıklamalarla iddiaları reddetse de piyasalardaki risk algısı dağılmadı.
Hürmüz Boğazı ve Arz Endişeleri Fiyatları Tetikledi
Siyasi tıkanıklığın etkisiyle Brent petrolün vadeli varil fiyatı günlük bazda yüzde 2,5’e yakın değer kazanarak 100,49 dolar seviyesine ulaştı. Eş zamanlı olarak Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı da 92,57 dolar bandına yükseldi. Dünya petrol geçişinin en hassas noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam edeceği beklentisi, küresel tedarik zincirindeki daralma korkularını canlı tutuyor.
ABD’nin Dizel Kısıtlaması Masada
Enerji piyasalarındaki yukarı yönlü baskıyı artıran bir diğer faktör ise Beyaz Saray’ın iç piyasayı korumaya yönelik olası hamleleri oldu. ABD yönetiminin dizel ihracatına yasak getirme seçeneğini masada tuttuğunu bildirmesi, küresel rafine ürün arzında sıkılaşma yaşanabileceği endişelerine yol açtı. İhracat kısıtlamasının benzin ve türev ürün fiyatları üzerindeki olası etkileri yakından takip ediliyor.
Fed Beklentileri Piyasaya Nefes Aldırıyor
Fiyatlardaki tırmanışı dengeleyen ender unsurlardan biri ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin öngörüler oldu. ABD ekonomisinde enflasyonun kademeli yavaşlaması ve büyümenin direncini koruması, faiz artış beklentilerini zayıflattı.
Para piyasalarında Fed’in yakın dönemde faiz artırımına gideceğine yönelik tahminlerin belirgin şekilde gerilemesi, küresel ekonomik aktivite ve petrol talebi üzerindeki baskıyı hafifleterek fiyatların yüksek seviyelerde tutunmasını destekliyor.