Rusya'da devam eden akaryakıt krizi, ekonomik büyümenin yavaşlaması ve özel sektörün yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya bulunduğu bir dönemde, ülkedeki sorunları derinleştiriyor. Benzin ve dizel yakıt fiyatlarındaki hızlı artış, üretim ve nakliye giderlerini artırarak, Rusya Merkez Bankasını faiz indirimlerinde daha temkinli davranmaya zorlayabiliyor.
Savaş sonrası iç talepte yaşanan yavaşlama, satışları baskı altında bırakırken, enerji ve lojistik maliyetlerindeki artış işletme sermayesi ve yatırım finansmanına erişimi de zorlaştırıyor. Ülkede 40'tan fazla bölgede akaryakıt satışına çeşitli kısıtlamalar getirilmişken hükümet, iç piyasadaki arzı artırmak için benzin, motorin ve uçak yakıtı ihracatını durdurdu.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, akaryakıt krizinin temel nedenlerini, Ukrayna'nın insansız hava aracı saldırıları sonrası bazı rafinerilerin kısmen devre dışı kalması, yaz dönemindeki talebin artması ve teslimat güzergahlarındaki değişimler olarak açıkladı. Rusya'nın uluslararası piyasalardaki petrol ve petrol ürünleri ihracatındaki sınırlamalar ise sorunları daha da derinleştirerek Avrupa ve Asya'daki enerji piyasalarını etkiliyor.
Rusya Federal İstatistik Kurumu (Rosstat) verilerine göre, ülkede benzin fiyatları 30 Haziran-6 Temmuz haftasında %2,1, dizel yakıt fiyatları ise %3,4 artarken, aynı dönemde haftalık enflasyon %0,31 seviyesinde gerçekleşti. 1 Ocak-6 Temmuz tarihleri arasında benzin fiyatları %13,9, dizel fiyatları ise %14,7 oranında yükselerek, akaryakıttaki fiyat artışının genel enflasyonu üç kat aşması dikkat çekiyor.
Rusya Merkez Bankası, akaryakıt piyasasındaki durumu enflasyon üzerindeki etkisinin geçmişe kıyasla daha uzun sürebileceği konusunda uyardı. Benzin ve motorinin tüketici sepetinde yer aldığının altı çizilirken, bu fiyatlardaki yükselişin maliyetlere ve enflasyon beklentilerine doğrudan etki ettiği belirtildi. Ayrıca, “Akaryakıt fiyatlarındaki artış, maliyetler ve enflasyon beklentilerindeki güçlenme yoluyla geniş bir mal ve hizmet grubunda fiyat artış hızını yükseltebilir” ifadesine yer verildi.
Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, Haziran ayındaki enflasyonu akaryakıt fiyatlarındaki sıçramanın etkileyeceğini, hükümetin gerekli önlemleri aldığını ancak arzın yeniden tesis edilmesinin zaman alabileceğini açıkladı. Raporda, şirketlerin toplam maliyetleri içerisinde akaryakıt ve enerji giderlerinin payının %7 düzeyinde olduğu, bu oranların 2025’te %11’e yükselebileceği vurgulandı.
Akaryakıt fiyatlarındaki artış, tarım, gıda, perakende, inşaat ve ulaştırma gibi sektörleri olumsuz etkilerken, artan motorin maliyetleri gıda fiyatlarını artırabilecek potansiyele sahip. Özel sektör, yüksek kredi maliyetleri ve artan girdi maliyetleri ile mücadele ederken, Merkez Bankası, akaryakıt fiyatlarının enflasyona etkisini göz önünde bulundurarak faiz indirimlerinde dikkatli davranmak zorunda kalıyor.
Rus ekonomisi, yılın ilk yarısında yaklaşık %0,5 büyüme kaydederken, bu büyümenin büyük ölçüde devlet destekli sektörlerden kaynaklandığı belirtiliyor. Ülkedeki özel sektör, iç talepteki yavaşlama ve artan maliyetlerle başa çıkmaya çalışırken, akaryakıt fiyatlarının enflasyonu yukarı çekmesi, faiz indirimlerinin ertelenmesine neden oluyor.
Uluslararası Enerji Ajansı, Rusya'nın motorin ve uçak yakıtı ihracatındaki düşüşlerin küresel piyasalardaki fiyat farklarını artırabileceğine dikkat çekerken, Rusya Başbakan Yardımcısı Novak, akaryakıt talebinin yılın ilk yarısında 2025'in aynı dönemine göre üçte bir oranında arttığını belirtti. Hükümet, çalışan rafinerilerin kapasite kullanımını artırmak için gerekli adımları atmayı sürdürüyor.
Son olarak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkenin enerji sisteminin dayanıklılık payının yüksek olduğunu ifade ederek, yakıt konusunda yaşanan zorlukların geçici olduğunu belirtti. Ancak sektör yetkilileri, yakıt arzındaki normalleşmenin hızının, Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin ve ihracat yasaklarının süresine bağlı olacağına işaret ediyor.