Akkuyu'da 12 Milyar Dolarlık Rekor
Türkiye’nin enerji vizyonunun en stratejik sacayaklarından biri olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS), sadece enerji arz güvenliğinde değil, yerli sanayinin teknolojik dönüşümünde de tarihi bir katalizör işlevi görüyor. İstanbul Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 12. Nükleer Santraller Zirvesi’nde (NPPES) paylaşılan güncel veriler, dev projenin Türk ekonomisine sağladığı katma değerin büyüklüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Proje kapsamında Türk firmalarının üstlendiği yerlileştirme hacmi, planlanan tahminleri geride bırakarak tam 12 milyar dolarlık devasa bir boyuta ulaştı.
300’ü Aşkın Türk Firması Nükleer Ligde
Zirvenin açılışında önemli değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdür Vekili Salih Sarı, projenin yerli ekosisteme olan doğrudan etkisine dikkat çekti. Sahada 300’den fazla yerli firmanın aktif olarak rol aldığını belirten Sarı; inşaat, malzeme tedariki, ekipman üretimi, test, sertifikasyon ve ileri düzey mühendislik hizmetlerinde Türk mühendis ve işçisinin imzasının bulunduğunu vurguladı. Bu entegrasyonun doğal bir sonucu olarak yerli piyasaya aktarılan iş hacmi 12 milyar dolar sınırına dayanarak ekonomiye dev bir can suyu sağladı.
İlk Elektrik İçin Geri Sayım Hızlandı: Hedef Bu Yıl
Sahadaki hummalı çalışmaların teknik detaylarına da değinen Salih Sarı, projenin amiral gemisi konumundaki 1'inci ünitede inşaat faaliyetlerinin neredeyse tamamen noktalandığını ve en kritik aşama olan test süreçlerine geçildiğini aktardı. Diğer 3 ünitede de montaj ve yapı çalışmalarının takvime uygun biçimde ilerlediğini kaydeden Sarı, "Sahada gece gündüz demeden ter döken 25 bin çalışanımızın olağanüstü gayretleriyle, bu yıl içerisinde Akkuyu santralimizden ilk elektrik üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz" diyerek müjdeli gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı.
Enerji Bağımsızlığına Doğru Stratejik Hamleler
Nükleer enerjinin Türkiye için bir tercihten öte "zaruriyet" olduğunun altını çizen Genel Müdür Vekili Sarı, bu yatırımların ithal kaynaklara olan bağımlılığı radikal bir şekilde azaltacağını, karbon emisyonlarını aşağı çekeceğini ve ülkeye nitelikli yeni bir iş gücü kazandıracağını belirtti. Türkiye'nin uzun vadeli projeksiyonlarını da hatırlatan Sarı, ülkenin 2035 yılına kadar 7,2 gigavat, yüzyılın ortası olan 2053'e kadar ise 20 gigavat nükleer kapasiteye ulaşmayı hedeflediğini açı Kısa vadede kendi kendine yeten bir nükleer teknoloji ekosistemi kurmayı amaçlayan Türkiye, Akkuyu tecrübesinin ardından Sinop ve Trakya bölgelerinde hayata geçirilmesi planlanan yeni nükleer santral projeleriyle de küresel enerji ligindeki konumunu perçinlemeyi hedefliyor.