Business Ekonomi Ekonomi Küresel enerji raporu açıklandı: Türkiye gaz bağımlılığını en hızlı azaltan 4. ülke oldu

Küresel enerji raporu açıklandı: Türkiye gaz bağımlılığını en hızlı azaltan 4. ülke oldu

Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'in son raporu, küresel elektrik üretiminde doğal gazın payının hızla gerilediğini ortaya koydu. Türkiye, son 10 yılda gazdan elektrik üretimini en çok azaltan dünya genelindeki 4. ülke olarak tarihi bir dönüşüme imza attı.

Küresel enerji raporu açıklandı: Türkiye gaz bağımlılığını en hızlı azaltan 4. ülke oldu
KAYNAK: (AA)

Küresel Elektrik Üretiminde Doğal Gaz Devri Kapanıyor mu?

Küresel enerji piyasaları, fosil yakıtlardan sürdürülebilir kaynaklara geçişte tarihi bir kırılma anına şahitlik ediyor. Sanayileşme ve elektrifikasyon dalgasının etkisiyle dünya genelinde elektrik talebi son 25 yılda iki kattan fazla artarak 2025 yılı itibarıyla 31 bin 774 teravatsaate ulaştı. Ancak büyüyen bu devasa talebi karşılayan artık fosil yakıtlar değil, rüzgar ve güneş başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları oluyor.

Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından yayımlanan güncel rapor, temiz enerjideki agresif büyümenin doğal gazın elektrik sistemlerindeki hakimiyetini ciddi oranda zayıflattığını gözler önüne seriyor. Verilere göre, doğal gazın küresel elektrik üretimindeki payı 2020'de yüzde 23,9 seviyesindeyken, sadece 5 yıl içinde yapısal bir düşüşle yüzde 21,8'e kadar geriledi.

Türkiye Gaz Bağımlılığını Azaltmada Dünya Dördüncüsü

Küresel ölçekte yaşanan bu büyük yeşil dönüşümün en somut ve başarılı örneklerinden biri Türkiye'de görülüyor. İthal gaza bağımlı ekonomilerin enerji güvenliğini sağlama ve fiyat oynaklıklarından korunma stratejileri meyvelerini vermeye başladı.

Türkiye, 2015-2025 dönemini kapsayan son 10 yıllık süreçte doğal gazdan elektrik üretimini tam 21 teravatsaat azaltmayı başardı. Bu stratejik hamleyle Türkiye, dünya genelinde doğal gazdan elektrik üretimini en belirgin şekilde düşüren dördüncü ülke konumuna yükseldi. Bu küresel ligin ilk üç sırasında ise 80 teravatsaatlik düşüşle Japonya, 29 teravatsaatle Vietnam ve 25 teravatsaatle Brezilya yer alıyor.

Güneşin Gücü Doğal Gazı Gölgede Bıraktı

Doğal gazın yeni elektrik talebini karşılama oranı tarihi olarak en düşük seviyelere inmiş durumda. 2001-2005 yılları arasında küresel talep artışının yüzde 33'ünü tek başına sırtlayan doğal gaz, 2021-2025 döneminde bu gücünü kaybederek yüzde 11'e kadar geriledi.

Doğal gazın boşalttığı tahtın en güçlü adayı ise güneş enerjisi oldu. Aynı dönemde güneşten elde edilen elektrik üretimi 636 teravatsaat (yüzde 30) gibi rekor bir artış kaydetti. Bu ivme, doğal gazdaki büyümenin tam 17 katına denk gelirken, küresel elektrik talebindeki toplam artışın yaklaşık yüzde 75'ini tek başına güneşin karşıladığını gösteriyor. Raporda yer alan bir diğer çarpıcı veri ise doğal gazla elektrik üreten 124 ekonomiden 61'inin gaz kullanımında zirve noktasını çoktan geride bırakmış olması. Bu durum, düşüşün geçici bir dalgalanma değil, kalıcı ve yapısal bir dönüşüm olduğunu kanıtlıyor.

Jeopolitik Krizler Temiz Enerji Yatırımlarını Tetikliyor

Enerji piyasalarında yaşanan bu köklü eksen kaymasının arkasında yalnızca çevre bilinci yer almıyor. Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle başlayan küresel fiyat şokları ve arz güvenliği endişeleri, ülkelerin yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönelmesini zorunlu kıldı.

Özellikle 2026 yılında tırmanışa geçen ABD-İsrail-İran gerilimi gibi sıcak jeopolitik riskler, dışa bağımlı enerji sistemlerinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı. Birleşik Krallık, İspanya ve İtalya gibi Avrupa ülkeleri yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırarak gaz talebini baskılarken; Japonya'da nükleer santrallerin yeniden devreye alınması ve güneş kapasitesinin artırılması süreci domine etti.

Dünyanın en büyük ekonomilerini barındıran G7 ülkelerinde (ABD, Japonya, Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Kanada ve Fransa) ise yeşil enerji üretimi 2 bin 544 teravatsaat seviyesine ulaşarak, 2 bin 577 teravatsaat düzeyinde seyreden doğal gaz üretimini yakalamaya milimetre kalmış durumda. Analistler, düşen temiz teknoloji maliyetleri ve ulusal güvenlik kaygıları birleştiğinde doğal gazın küresel elektrik şebekelerinin "ana yakıtı" olma unvanını tamamen kaybedeceğini öngörüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız