Küresel piyasalar, ABD ve İsrail ile İran arasında devam eden çatışmaların sona erebileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesiyle pozitif bir seyir izliyor. Yaklaşık bir aydır süren ve Orta Doğu’da jeopolitik riskleri artıran gelişmeler, son dönemde yerini iyimser fiyatlamalara bıraktı.
Orta Doğu’daki gerilim piyasalarda dalgalanmaya yol açtı
28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, İran’ın karşılık vermesiyle bölgesel bir gerilime dönüştü. Bir ayı geride bırakan çatışmalar süresince enerji, gıda ve emtia fiyatları üzerinde baskı oluşurken, küresel tedarik zincirlerinde de aksamalar gözlendi.
Bu gelişmeler küresel piyasalarda satış baskısını artırırken, toplam piyasa değerinin yaklaşık 14 trilyon dolar azaldığı bildirildi. Enerji arzında yaşanan aksaklıklar fiyatlamalarda bozulmaya neden oldu.
Savaşın sona ereceğine yönelik mesajlar etkili oldu
ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamalarda İran ile süren savaşın uzun sürmeyeceğine işaret etti. Trump, sürecin iki ila üç hafta içinde sona erebileceğini ifade etti.
İran tarafında ise Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa ile gerçekleştirdiği görüşmede, saldırıların tekrarlanmaması koşuluyla savaşı bitirme yönünde iradeleri bulunduğunu dile getirdi.
Söz konusu açıklamalar, yatırımcı güveninin yeniden oluşabileceğine yönelik beklentileri artırdı. Bununla birlikte ABD’nin bölgeye ek asker sevkiyatı yapması, risklerin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.
Ekonomik veriler ve Fed beklentileri takip ediliyor
Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ekonomik veriler de piyasaların yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor. ABD’de Conference Board Tüketici Güven Endeksi mart ayında 91,8 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti.
Öte yandan JOLTS açık iş sayısı şubatta 6 milyon 882 bine gerileyerek beklentilerin altında kaldı. İşe alım sayısının da düşüş göstermesi, iş gücü piyasasına yönelik risklerin sürdüğünü ortaya koydu.
Bu gelişmeler, ABD Merkez Bankası’nın yıl içinde parasal gevşemeye gidebileceği yönündeki beklentileri yeniden gündeme taşıdı. Piyasalar, açıklanacak tarım dışı istihdam verisine odaklandı.
Emtia ve tahvil piyasalarında hareketlilik
Jeopolitik risklerin azalabileceğine yönelik beklentiler tahvil piyasasında satış baskısını sınırladı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi hafta başından bu yana 14 baz puan gerileyerek yüzde 4,29 seviyesine indi.
Dolar endeksi 99,7 seviyesine gerilerken, bugün 99,8 seviyelerinde dengelendi. Altının ons fiyatı yüzde 0,3 artışla 4 bin 679 dolara yükseldi.
Brent petrol ise Hürmüz Boğazı’na ilişkin risklerin sürmesi nedeniyle yüzde 1,3 artışla 103,4 dolar seviyesinde işlem gördü.
ABD ve Avrupa borsalarında yükseliş
New York borsası, savaşın sona erebileceğine yönelik haberlerin etkisiyle günü yükselişle tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 2,49, S&P 500 endeksi yüzde 2,91 ve Nasdaq endeksi yüzde 3,83 değer kazandı.
Avrupa borsalarında da benzer bir seyir izlendi. İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,48, Almanya’da DAX 40 yüzde 0,52, Fransa’da CAC 40 yüzde 0,57 ve İtalya’da FTSE MIB 30 yüzde 1,11 yükseldi.
Asya piyasalarında güçlü alımlar
Asya borsalarında ise iyimserlik daha belirgin şekilde hissedildi. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,6, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 8,1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,4 yükseldi.
Japonya’da Tankan Endeksi beklentilerin üzerinde gelirken, Çin’de imalat sanayi PMI verisi beklentilerin altında kaldı. Güney Kore’nin ihracatındaki artış da piyasalara destek verdi.
Yurt içi piyasalar ve veri gündemi
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü yüzde 1,30 artışla 12.790,98 puandan tamamladı. VİOP’ta BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat yüzde 1,4 yükseldi.
Dolar/TL kuru ise 44,4473 seviyesinden kapanırken, yeni işlem gününe 44,4870 seviyesinden başladı.
Analistler, ABD-İran hattındaki gelişmelerin yanı sıra gün içinde açıklanacak imalat sanayi PMI verileri, ABD’de ADP özel sektör istihdamı ve perakende satış verilerinin takip edileceğini belirtti.