İstanbul Ticaret Odası (İTO) Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı, küresel ve ulusal ekonominin nabzını tutan stratejik açıklamalara sahne oldu. Kürsüden hem Brüksel’e hem de piyasalara net mesajlar gönderen İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) entegrasyon sürecinin bir "sürünceme stratejisine" dönüşmesine sert tepki gösterdi. Küresel risklerin gölgesinde ekonominin yeni gerçeklerini paylaşan Avdagiç, Merkez Bankası’nın para politikasından sanayideki teknolojik dönüşüme kadar geniş bir vizyon ortaya koydu.
"Müzakereler ‘Zaman Kazanma’ Aracına Dönüşmemeli"
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin mevcut durumunu masaya yatıran Şekib Avdagiç, üyelik sürecinin artık somut bir zemine oturması gerektiğinin altını çizdi. Yarım asrı aşan ortaklık stratejisinde gelinen tıkanma noktasına dikkat çeken Avdagiç, şu değerlendirmede bulundu:
"Türkiye'nin AB'ye tam üye olarak katılım müzakerelerinin bir 'uzatım' müzakeresine dönüşmesine artık müsaade edilmemelidir. Brüksel ile yürütülen süreç yeniden canlandırılmalı, fakat bu canlanma somut ve yepyeni bir perspektifle desteklenmelidir. Türkiye, AB yapısı içinde eritilecek veya öğütülecek bir ülke değildir; tam aksine, kendi özgün varlığı, dinamizmi ve ekonomik gücüyle AB kimliğine doğrudan değer katacak ana aktördür."
Masadaki 3 Acil Başlık: Gümrük Birliği, Ticaret ve Vize
İş dünyasının önündeki bürokratik ve ekonomik engellerin kaldırılması için zaman kaybedilmemesi gerektiğini ifade eden İTO Başkanı, ilk etapta üç temel başlıkta hızlanılması çağrısı yaptı. Gümrük Birliği anlaşmasının günümüz ticaret dinamiklerine göre acilen revize edilmesini isteyen Avdagiç, ekonomik ve ticari entegrasyonun derinleştirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle Türk iş insanlarının ve ihracatçılarının önündeki en büyük bariyerlerden biri haline gelen vize krizine de değinen Avdagiç, vize serbestliği sürecinde kalan kriterlerin tamamlanması için hem Ankara’nın hem de AB kanadının ivedilikle aksiyon almasını beklediklerini kaydetti.
"Enflasyondaki Düşüş Merkez Bankası’nın Elini Rahatlatıyor"
Küresel para politikalarındaki sıkı duruşun ve jeopolitik risklerin enerji fiyatlarında yeni ve kalıcı bir taban oluşturduğunu belirten Avdagiç, makroekonomik gelişmelere de parantez açtı. Erken bir gevşeme adımının riskler barındırdığını ifade etmekle birlikte, yurt içindeki dezenflasyon sürecine güven oyu verdi:
"Küresel enflasyon baskıları ve sıkı finansal koşullar dünya genelinde hareket alanını daraltıyor. Ancak ülkemizde enflasyonda gözlenen istikrarlı düşüş eğilimi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) faiz indirimi konusunda önemli bir manevra alanı açmaktadır. Piyasaların dengelenmesi açısından bu alanı doğru zamanlama ile değerlendirmek kritik önem taşıyor."
Türkiye İçin 3 Büyük Dönüşüm Rotası
Türkiye’nin küresel ligde üst sıralara tırmanması için yapısal bir kabuk değişimine ihtiyaç duyduğunu aktaran Avdagiç, iş dünyasının önüne 3 stratejik hedef koydu:
Jeostratejik Gücü Jeoekonomiye Çevirmek: Coğrafi konumun getirdiği avantajları doğrudan ticari kazanca ve yatırıma tahvil etmek.
Teknoloji Ekonomisine Geçiş: Klasik üretim modelinden yüksek katma değerli, orta ve yüksek teknoloji odaklı sanayiye geçişi tamamlamak.
Karar Verici Merkez Olmak: Türkiye’yi sadece lojistik bir transit hat olmaktan çıkarıp, küresel ticaret ağlarında oyun kurucu ve karar verici bir üs haline getirmek.
"15 Temmuz Ruhu Asırlık Direnişin Mirasıdır"
Konuşmasında toplumsal hafızaya ve milli birliğe de vurgu yapan Şekib Avdagiç, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yıl dönümüne ilişkin mesajlar paylaştı. FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı Türk milletinin gösterdiği asil duruşu hatırlatan Avdagiç, "Halkımız o karanlık gecede, işgalci küresel güçlerin taşeronlarına karşı asırlık Milli Mücadele ruhunu yeniden diriltmiş ve yeni bir destan yazmıştır. Aradan geçen 10 yıla rağmen, bu hıyaneti aynı öfke, aynı şuur ve aynı sarsılmaz karşı koyuş iradesiyle lanetlemeye ve şehitlerimizi anmaya devam ediyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.