İstanbul Havalimanı’nın kapasitesini artırmak ve küresel havacılıktaki rolünü pekiştirmek amacıyla devreye alınan 4. ana pist, kısa sürede ne kadar kritik bir yatırım olduğunu kanıtladı. Açılışının ardından geçen yaklaşık bir aylık periyotta binlerce uçuşa ev sahipliği yapan pist, sağladığı rota avantajlarıyla yakıt tüketimini ve karbon salınımını kayda değer oranda düşürdü.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, küresel yolcu ve kargo trafiğinin merkez üssü konumundaki İstanbul Havalimanı’nda hizmete giren 4. ana pistin ilk aylık operasyonel performans verilerini kamuoyuyla paylaştı.
Gökyüzünde Rota Kısalmasıyla Gelen Performans Artışı
18 Eylül’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği ilk kalkış izniyle resmen operasyonlara başlayan 4. ana pist, 15 Ekim tarihine kadarki süreçte 1.738 kalkışa ev sahipliği yaptı. Bu rakam, aynı zaman diliminde İstanbul Havalimanı genelinde gerçekleşen toplam 22 bin 118 kalkış operasyonunun yaklaşık yüzde 7,9'unu kapsadı.
Özellikle doğu istikametli uçuşlarda kalkış yapan uçaklar için alternatif bir hat oluşturan pist, tırmanış ve rota birleşme süreçlerinde belirgin bir rahatlama sağladı. Standart aletli kalkış rotalarını kullanan uçakların rotalarında, alternatif pistlere kıyasla sefer başına ortalama 15,2 deniz mili kısalma kaydedildi. Toplamda 22 bin 453 deniz millik bir rota tasarrufu yakalanırken, bu durum doğrudan hava kalitesine ve operasyonel maliyetlere olumlu yansıdı.
Hem Ekonomiye Hem Doğaya Yeşil Dokunuş
Bakanlık tarafından yürütülen yakıt ve emisyon referans katsayısı hesaplamalarına göre; yeni pistin sunduğu avantajlar sayesinde kısa sürede yaklaşık 284 ton jet yakıtı tasarrufu sağlandı.
Yakıt tüketimindeki bu düşüş, çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine de doğrudan katkı sundu. Bir aylık periyotta atmosfer salınımı engellenen karbondioksit miktarının 897 tonu bulduğu açıklandı.
Yeşil Havacılık Vurgusu ve Gelecek Hedefleri
İstanbul Havalimanı’nın hava trafiğindeki yoğunluğu en aza indirme vizyonuyla hayata geçirilen dördüncü pist, havayolu şirketlerinin operasyon maliyetlerini düşürürken yolcuların da daha zamanında hedeflerine ulaşmalarına zemin hazırlıyor. Yetkililer, kapasite artışının getirdiği bu verimlilik hamlelerinin önümüzdeki dönemde daha büyük ekonomik ve çevresel kazanımlara kapı aralayacağını belirtiyor.