Orta Doğu'da ABD ile İran arasındaki gerginliğin yeniden artması, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini olumsuz yönde etkilemeye başladı. ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını artırması ve İran'ın boğazı kapatma tehdidi, küresel deniz taşımacılığındaki mevcut sürecin aksamasına neden oluyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçtiği kritik bir deniz yolu olarak, bu durumdan ciddi şekilde etkileniyor.
ABD ve İran arasındaki çatışmalar öncesinde, boğazdan günlük ortalama 130 gemi geçiş yaparken, bu sayı savaş döneminde yüzde 90 oranında azalmıştı. 14 Haziran'da varılan mutabakat sonrası geçişlerin günlük ortalaması 70'in üzerine çıkmıştı. Ancak, son dönemdeki gerilim ve artan saldırılar, bu trafiğin yeniden yavaşlamasına yol açtı. Kpler veri analitik şirketine göre, 15 Temmuz'da Hürmüz Boğazı'ndan yalnızca 9 ticari gemi geçiş yaptı.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda gemilerden geçiş ücreti alınacağını duyurarak deniz taşımacılığı firmalarını endişelendirdi. Trump'ın bu açıklaması sonrası, İran güçleri müdahaleye izin vermeyeceklerini belirtti. Alman lojistik devi Hapag-Lloyd ise, bu tür ücretlendirmelerin yanlış olduğunu vurguladı.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun yalnızca yerel bir mesele olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti: "Son yıllarda yaşanan olaylar, küresel lojistik sektörünün yüksek jeopolitik riskler karşısında esnekliğini artırmasına neden oldu. Ancak Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskleri yine de maliyetleri etkileyecek." Engin, küresel ticaretin öngörülebilirliğinin önemine dikkat çekerek, artan geçiş maliyetlerinin navlunlara yansımasının kaçınılmaz olacağını ifade etti. Özellikle enerji taşımalarının maliyetleri, endüstriyel üretimden nihai tüketiciye kadar birçok sektörde etkiler yaratabilir. Engin, deniz taşımacılığının uluslararası hukuk çerçevesinde güvence altına alındığını ve öngörülebilir kuralların korunmasının gerekliliğini vurguladı.