Business Ekonomi Ekonomi Hürmüz Boğazı'nda alüminyum alarmı: 6 Milyon tonluk ihracat risk altında

Hürmüz Boğazı'nda alüminyum alarmı: 6 Milyon tonluk ihracat risk altında

Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik kriz, küresel emtia piyasalarını sarstı; Londra Metal Borsası’nda alüminyum ton fiyatı son dört yılın zirvesine tırmandı.

Hürmüz Boğazı'nda alüminyum alarmı: 6 Milyon tonluk ihracat risk altında
KAYNAK: (AA)

Alüminyum Fiyatlarında Son Dört Yılın En Sert Sıçraması

Küresel emtia piyasaları, Orta Doğu eksenli askeri hareketlilik ve jeopolitik risklerin gölgesinde tarihî bir hareketlilik yaşıyor. Bölgedeki sıcak çatışmalar ve lojistik hatlardaki tıkanmalar, endüstriyel metallerin başında gelen alüminyum fiyatlarını zirveye taşıdı. Londra Metal Borsası'nda (LME) işlem gören alüminyumun ton fiyatı, arz endişelerinin tetiklenmesiyle Mart 2022'den bu yana kaydedilen en yüksek seviye olan 3 bin 734 dolara kadar yükseldi. Piyasalardaki sert dalgalanmanın ardından fiyatlar 3 bin 716 dolar seviyesinde dengelenirken, çatışmaların başlangıcından bu yana alüminyumdaki değer kazancı yüzde 18'i geride bıraktı.

Hürmüz Boğazı ve Tedarik Zincirinde "Körfez" Kilidi

Piyasalardaki bu olağanüstü fiyatlamanın merkezinde, küresel ticaretin can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler yer alıyor. Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi Körfez’in dev üreticilerinin yıllık yaklaşık 6,2 milyon tonluk alüminyum kapasitesi bulunuyor. Bölgedeki lojistik ağın kalbi olan Hürmüz Boğazı, bu üç ülkenin toplam alüminyum ihracatının yüzde 80'ine ev sahipliği yapıyor. Boğazın olası bir kapanma riskiyle karşı karşıya kalması, ham madde akışının tamamen kesilebileceği endişesini doğuruyor.

Öte yandan, BAE merkezli Emirates Global Aluminium (EGA) şirketine ait stratejik Et-Tavila tesisinin, Halife Ekonomik Bölgesi'ne yönelik füze ve İHA saldırılarında hasar alması, zaten hassas olan küresel arz dengesine ağır bir darbe vurdu. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın sadece petrol ve doğal gaz için değil, dünya endüstrisini besleyen madenler açısından da ne kadar kritik bir dönemeç olduğunu bu krizle bir kez daha anlaşıldığını vurguluyor.

Üretim Tesisleri ve Yeni Nesil Teknolojilerin Yoğun Talebi

Otomotivden havacılığa, savunma sanayisinden inşaat sektörüne kadar çok geniş bir yelpazede kullanılan alüminyuma yönelik talep sadece geleneksel sektörlerle sınırlı değil. Son dönemde hızla büyüyen veri merkezleri, yapay zeka altyapı yatırımları, yenilenebilir enerji dönüşümü ve elektrikli araç üretimi, metale olan küresel talebi rekor seviyeye ulaştırdı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanları, fiyattaki tırmanışın arkasında çift taraflı bir kıskaç olduğunu belirtiyor. Savaşın lojistik hatları bozması nedeniyle arzın daraldığını, buna karşın başta Çin olmak üzere küresel pazarın güçlü bir talep sürdürdüğünü ifade eden uzmanlar, jeopolitik gerilim sürdüğü müddetçe fiyatlardaki yukarı yönlü trendin korunacağını öngörüyor.

Çin'in Kotası ve Tırmanan Enerji Maliyetleri Kıskacı

Madalyonun diğer yüzünde ise üretim maliyetlerindeki dramatik artış ve dünyanın en büyük üreticisi Çin'in politikaları yer alıyor. Alüminyum üretim süreçlerinde toplam maliyetin yüzde 30 ila 40 gibi büyük bir bölümünü elektrik enerjisi oluşturuyor. Petrol ve gaz fiyatlarındaki küresel tırmanış, doğrudan elektrik maliyetlerini yukarı çekerek alüminyum rafinerilerinin üzerindeki baskıyı artırıyor.

Dünyanın en büyük alüminyum tedarikçisi konumundaki Çin'in, kendi iç piyasasında üretime yasal üst sınır (kota) getirmesi de küresel piyasadaki sıkışmayı derinleştiriyor. Talep hızla artarken Çin’in arzı sabit tutması, piyasadaki bakiye açığını büyüterek fiyatların dört yıllık rekor seviyelere ulaşmasındaki en büyük katalizörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız