Business Ekonomi Dünya İsrail’in bitmeyen Lübnan saldırıları: DSÖ 190 ayrı saldırıyı resmen belgeledi

İsrail’in bitmeyen Lübnan saldırıları: DSÖ 190 ayrı saldırıyı resmen belgeledi

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Lübnan’da son üç ayda sağlık tesislerine yönelik 190 saldırı gerçekleştirildiğini tescilledi. Ateşkes anlaşmasına rağmen devam eden bombardımanlar nedeniyle 128 sağlık personeli hayatını kaybederken, yüz binlerce sivil temel tedavi imkanlarından mahrum kaldı.

İsrail’in bitmeyen Lübnan saldırıları: DSÖ 190 ayrı saldırıyı resmen belgeledi
KAYNAK: (AA)

Lübnan'da Sağlık Altyapısı Savaş Hatlarının Hedefinde

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Orta Doğu'da tırmanan gerilimin Lübnan'daki insani ve tıbbi yansımalarına dair çarpıcı veriler paylaştı. DSÖ Lübnan Temsilcisi Abdinasir Abubakar tarafından yapılan açıklamada, son üç aylık kesitte ülkede sağlık hizmeti veren kurumlara yönelik tam 190 organize saldırının belgelendiği duyuruldu. Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’ndeki haftalık basın toplantısında konuşan Abubakar, kağıt üzerinde varılan ateşkes kararlarına rağmen sahadaki askeri hareketliliğin ve bombardımanların hız kesmediğini vurguladı.

Can Kaybı Giderek Artıyor

Çatışmaların şiddetlendiği Mart ayından bu yana geçen süreci "Lübnan yakın tarihinin en ölümcül dönemi" olarak nitelendiren DSÖ yetkilileri, acı bilançoyu gözler önüne serdi. Resmi verilere göre son 3 ayda 3 bin 400’ü aşkın sivil yaşamını yitirirken, yaralı sayısı 10 bin 400 sınırına dayandı. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın güncel verileri de bu yıkımı destekler nitelikte; saldırılar sebebiyle bugüne kadar yerinden edilen ve evlerini terk etmek zorunda kalan Lübnanlıların sayısı 1 milyonu aşmış durumda.

128 Sağlık Çalışanı Hayatını Kaybetti

Savaş hukuku ve uluslararası anlaşmalarla koruma altında olması gereken tıbbi merkezlerin uğradığı yıkım, insani krizi derinleştiriyor. DSÖ’nün onayladığı 190 saldırıda, cephe gerisinde hayat kurtarmaya çalışan 128 sağlık personeli yaşamını yitirdi, 332 personel ise ağır yaralandı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Abubakar, sağlık kurumlarının vurulmasının sadece can kayıplarına yol açmadığını, aynı zamanda kritik durumdaki binlerce hastanın tedaviye erişim hakkını elinden alarak dolaylı ölümlere zemin hazırladığını belirtti.

Beyrut ve Güney Kentlerinde Sığınak Krizi Kapıda

Askeri operasyonların yanı sıra sivillere yönelik yapılan tahliye çağrıları, kitlesel göç dalgalarını tetikliyor. Hali hazırda 130 bine yakın sivilin zorlu şartlar altında sığınaklarda yaşam mücadelesi verdiğini belirten DSÖ yetkilileri, Beyrut’un güney banliyöleri dahil olmak üzere yoğun nüfuslu kentsel alanlara yönelik yeni tahliye emirlerinin bu sayıyı dramatik bir şekilde artıracağı uyarısında bulundu. Özellikle Sur kenti ve çevresindeki hastanelerin yakınlarına düşen bombalar, hastaların naklini ve acil müdahaleleri imkansız hale getiriyor.

Güvenli ve Engelsiz Tıbbi Koridor Çağrısı

Sürdürülebilir bir sağlık hizmeti için uluslararası finansmanın ve güvenli alanların şart olduğunu ifade eden Abdinasir Abubakar, dünya kamuoyuna acil çağrıda bulundu. Yaralı ve hastaların zaman kaybetmeden tedavi altına alınabilmesi için "engelsiz ve güvenli erişim koridorları" açılması gerektiğini belirten Abubakar, tıbbi tesislerin askeri çatışmaların tamamen dışında tutulması ve mutlak suretle korunması gerektiğinin altını çizdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız