Gazze Şeridi’nde Altyapı Çöktü, Sıcaklar Bastırdı
İsrail’in Gazze Şeridi'ne yönelik iki yılı aşkın süredir kesintisiz devam ettirdiği askeri operasyonlar ve katı abluka, bölgedeki temel yaşam kaynaklarını tamamen kurutma noktasına getirdi. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte, yerinden edilmiş yüz binlerce Filistinli için su krizi, akut bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Şebekelerin kasıtlı olarak tahrip edilmesi ve sağlam kalan kuyuların yakıt yetersizliğinden dolayı çalıştırılamaması, çadır kentlerde yaşamı durma noktasına getirdi.
"Manuel Motor Soğutma" Dönemi
Saldırılar nedeniyle bir eğitim yuvasıyken 30 bin sığınmacının sığındığı bir barınma merkezine dönüşen Han Yunus’taki Aksa Üniversitesi yerleşkesi, krizin merkez üslerinden biri. Üniversitenin su istasyonu ve jeneratör sorumlusu Ebu Muhammed el-Kafarna, ellerinde ne jeneratör yağı ne de gerekli yedek parçaların kaldığını vurguluyor.
Kafarna, yaşanan teknik çaresizliği şu sözlerle özetliyor: "Yakıt darlığı nedeniyle motorlar aşırı hararet yapıyor. Soğutma ekipmanımız olmadığı için tamamen ilkel ve manuel yöntemlerle jeneratörleri serin tutmaya çalışıyoruz. Eskiden günde 8 saate kadar çalışan sistemleri, artık motorların tamamen yanmasını önlemek için günde 4 saatle sınırlamak zorunda kaldık. Bu jeneratörler tamamen durursa, buradaki yaşam tam anlamıyla cehenneme dönecek."

Dar Alanda Büyük Yoğunluk: 25 Kilometrekareye 900 Bin İnsan Sıkıştı
Krizin teknik boyutunu aktaran Han Yunus Belediyesi Basın Sorumlusu Yunus Saib el-Lekkan, kent genelinde 300 bin metreden fazla su boru hattının tamamen imha edildiğini ve 34 stratejik su kuyusunun doğrudan hedef alınarak kullanılamaz hale getirildiğini açıkladı.
Nüfus planlamasının imkansız hale geldiğini belirten Lekkan, "Şu an Han Yunus’un batısında, 25 kilometrekareyi geçmeyen daracık bir alanda 900 binden fazla insan üst üste yaşıyor. Bu devasa nüfus yoğunluğu, zaten can çekişen sınırlı su kaynakları üzerindeki baskıyı katladı. Yakıt ve yağ tedariki sağlanamazsa, çalışan son birkaç pompa da tamamen duracak" uyarısında bulundu.
Salgın ve Cilt Hastalıkları
Su kıtlığı yalnızca susuzluk getirmekle kalmıyor; hijyen imkanlarının ortadan kalkması büyük bir sağlık krizini de beraberinde getiriyor. Aksa Üniversitesi Barınma Konseyi Başkanı Fayiz Ebu Hacar, yerleşke içindeki ve dışındaki çadır kentlerin, altyapı yetersizliği yüzünden taşan kanalizasyon sularının tehdidi altında olduğunu belirtti. Atık suların ve biriken çöplerin haşere, böcek ve kemirgen patlamasına yol açtığını ifade eden Ebu Hacar, çocuklarda, kadınlarda ve yaşlılarda ciddi salgın hastalıklar ile akut cilt rahatsızlıklarının baş gösterdiğini söyleyerek uluslararası kuruluşlara acil müdahale çağrısı yaptı.
"Çocuklarımız Kirlilikten Hasta Oluyor"
Çadır kentte hayata tutunmaya çalışan Gazzelilerden Muhammed el-Mısri, temiz ya da kullanma suyuna ancak 4 günde bir ulaşabildiklerini söylüyor. Çevrelerindeki çöp dağları ve sivrisinek bulutları arasında yaşam mücadelesi verdiklerini dile getiren Mısri, çocuklarının vücutlarında su kirliliği ve hijyensizlik nedeniyle yaralar çıktığını anlatıyor. Benzer şekilde çadır sakinlerinden Ümmü Abdullah da susuzluğun yanı sıra haşereler ve atıklar yüzünden insani bir dramın tam ortasında kaldıklarını belirterek, yetkililerden ve dünyadan kalıcı bir çözüm talep ediyor.