Business Ekonomi Ekonomi Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü 2023'ü 17 milyar dolarla kapatmayı hedefliyor

Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü 2023'ü 17 milyar dolarla kapatmayı hedefliyor

İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörde talep devam ederse 2027'de ihracat 18,5 milyar doları geçebilir dedi.

Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü 2023'ü 17 milyar dolarla kapatmayı hedefliyor

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, 2023 yılını yaklaşık 17 milyar dolar ihracatla tamamlamayı öngördüklerini belirtti. Paşahan, "Talep ve beklentilerimiz karşılanırsa 2027’de ihracatta daha yüksek bir performans sergileyerek yeniden 18,5 milyar doların üzerine çıkabiliriz." dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye haziran ayında 24 milyar 940,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün bu ay ulaştığı 1 milyar 376 milyon dolar ihracat, geçen yılın aynı ayına göre %15,1 artış gösterdi. Sektör bu dönemde toplam ihracattan %6,3 pay aldı.

Sektör, ocak-haziran döneminde ise 7 milyar 980 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiş olup, bu dönemde %1,6'lık bir gerileme yaşandı. Paşahan, ikinci yarı için siparişlerin artması beklentisinde, ihracat artışında iyimser olduklarını dile getirdi.

Hazır giyim sektörü, Türkiye’de mücevher ve savunma sanayisinin ardından kilogram başına ihracat değeri en yüksek üçüncü sektör konumunda. Türkiye’nin kilogram başına ortalama ihracat değeri 1,5 dolar iken, hazır giyimde bu rakam 18 dolar seviyesinde bulunuyor. Paşahan, 2024 için kg başına ihracatı %10 artırmayı hedeflediklerini de belirtti.

Paşahan, sektördeki rekabet sorunlarına da değinerek, "Dış ticarette cari fazla veren bir sektörüz. İhracatımızın son üç yıldır daralmasına rağmen 2025’te 12 milyar dolardan fazla dış ticaret fazlası verdik." ifadelerini kullandı.

İHKİB Başkanı, sektörün stratejik önemine dikkat çekerek, Nisan 2026 verilerine göre, yaklaşık 35 bin firmada 502 bini aşkın çalışanın bulunduğunu belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin uzun yıllardır Avrupa’nın üçüncü büyük tedarikçisi olduğunu ve global ölçekte de 6. sırada yer aldığını vurguladı.

Türkiye'nin, rekabette kalite, tasarım gücü ve sürdürülebilirlik gibi konularda fark yarattığını belirten Paşahan, “Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız. Satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız.” şeklinde konuştu.

Paşahan, Türkiye'nin güçlü lojistik altyapısı ve düşük sipariş adetlerine hızlı yanıt verebilmesi nedeniyle dünya markalarının tercihi haline geldiğini ifade etti. Küresel tedarik zincirlerinde yakından tedarik (nearshoring) kavramının önem kazandığını belirten Paşahan, Avrupa’ya coğrafi yakınlığının avantaj sağladığını vurguladı.

Tekstil ve hazır giyim sektöründe 77 AR-GE ve 60 tasarım merkezi bulunduğunu belirten Paşahan, dünya markalarının, analiz yapıp koleksiyon hazırlayabilen firmalarla işbirliği tercih ettiğini ifade etti.

Rekabetçilikle ilgili yaşanan sorunlara çözüm önerileri sunan Paşahan, Türkiye genelindeki hazır giyim yatırımlarının 6. bölge teşviklerinden yararlanması gerektiğini söyledi. Ayrıca, SGK primlerinin düşürülmesi ve sağlanan desteklerin artırılmasının sektöre olumlu katkı sağlayacağını dile getirdi. Paşahan, 2030 yılında sektörü daha ileri bir seviyeye taşıyabileceklerini belirtti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız