Business Ekonomi Ekonomi Finans dünyasında yeni dönem: Türkiye COP31 öncesi dev projeyi duyurdu

Finans dünyasında yeni dönem: Türkiye COP31 öncesi dev projeyi duyurdu

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel iklim finansmanındaki trilyon dolarlık açığı kapatmak için Türkiye'nin COP31’de "İklim Uygulama Köprüsü" kuracağını ilan ederek, kağıt üzerindeki planları kazançlı yatırımlara dönüştüreceklerini vurguladı.

Finans dünyasında yeni dönem: Türkiye COP31 öncesi dev projeyi duyurdu
KAYNAK: (AA)

Küresel ekonominin ve çevre politikalarının geleceği, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen İklim Dayanıklılığı Finansmanı Zirvesi'nde masaya yatırıldı. Zirvenin açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dünya genelinde iklim taahhütlerinin artık geride kalması gerektiğini, asıl mücadelenin bu taahhütleri sahada uygulayacak finansal mekanizmaları kurmak olduğunu ifade etti.

Bakan Şimşek, iklim krizine karşı direnç kazanmanın lüks değil, ekonomik istikrar için hayati bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak Türkiye'nin bu alandaki yeni küresel vizyonunu paylaştı.

Taahhüt Dönemi Bitti, Uygulama ve Finansman Zamanı

Geçtiğimiz on yıla kıyasla küresel iklim ajandasının köklü bir değişim geçirdiğine işaret eden Bakan Şimşek, "10 yıl önce sadece hedefleri ve verilen sözleri konuşuyorduk. Bugün ise asıl meselemiz bu sözlerin hayata geçirilmesi. Bunun anahtarı da hiç şüphesiz finansmandır. Sermayeyi doğru zamanda, doğru projeler için harekete geçiremezsek somut sonuçlar elde edemeyiz" dedi.

Dünya genelindeki doğa felaketlerinin yarattığı hasarın sadece dörtte birinin sigorta sistemiyle karşılanabildiğini hatırlatan Şimşek, geriye kalan devasa mali yükün doğrudan hane halklarının, işletmelerin ve devlet bütçelerinin üzerine yıkıldığını belirtti. Şimşek, bu durumun iklim direncini toplumsal bir savunma mekanizması haline getirdiğini ifade etti.

"Tarımsal Şoklar Enflasyonu Doğrudan Tetikledi"

İklim krizinin makroekonomik göstergeler üzerindeki doğrudan etkisine Türkiye'den çarpıcı bir örnek veren Bakan Şimşek, geçmiş dönemde yaşanan ağır zirai don ve kuraklık süreçlerinin ekonomik yansımalarına değindi.

Bu durumun bir mazeret olarak görülmemesi gerektiğini belirten Şimşek, "Yaşadığımız bu meteorolojik şoklar, tarımsal üretimi ve dolayısıyla enflasyonu öngörülerimizin üzerinde bir seviyeye taşıdı. Bu tecrübe bize net bir gerçeği gösteriyor: İklim şoklarına karşı savunması güçlü olan ekonomiler; üretimde, rekabette ve uluslararası yatırımları çekmede her zaman bir adım önde olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Trilyon Dolarlık Finansman Uçurumu

Sürdürülebilir arazi yönetimi, modern su altyapısı, iklim dostu tarım ve dayanıklı ekosistem yatırımlarının aslında rasyonel birer ekonomi politikası olduğunu dile getiren Şimşek, küresel finans sistemindeki büyük bir çelişkiye dikkat çekti.

Dünyanın 2030 yılına kadar yıllık 6,3 ila 6,7 trilyon dolar arasında bir iklim yatırımına ihtiyaç duyduğunu aktaran Şimşek, mevcut küresel fon akışının ise ancak 2 trilyon dolar seviyesinde kaldığını belirtti. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin (Çin hariç) yıllık 2,4 trilyon dolarlık ihtiyaca karşılık bu miktarın yalnızca onda birine ulaşabildiğini söyleyen Bakan Şimşek, sorunun özünü şu sözlerle özetledi:

"Dünyada aslında sermaye eksikliği yok. Kar getirecek güvenli liman arayan devasa bir fon kitlesi var. Diğer tarafta ise finansman bekleyen ancak yatırım yapılabilir standarda getirilmemiş projeler bulunuyor. Eksik olan tek şey, bu iki gücü bir araya getirecek doğru mekanizmadır."

Türkiye’den Küresel Çözüm: "İklim Uygulama Köprüsü"

Türkiye'nin başkanlığını üstlendiği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlanan en stratejik hamleyi de ilk kez bu zirvede açıklayan Şimşek, bu kopukluğu gidermek adına "İklim Uygulama Köprüsü" girişimini başlatacaklarını duyurdu.

Yeni bir bürokratik kurum veya platform yaratma peşinde olmadıklarını net bir dille ifade eden Bakan Şimşek, "Amacımız mevcut küresel sistemi daha işlevsel hale getirmek. Ülkelerin ulusal iklim planlarını, uluslararası bankaların ve büyük yatırımcıların finanse etmek isteyeceği, yüksek standartlı ve ticari olarak cazip proje havuzlarına dönüştüreceğiz. Finansmanın, en çok ihtiyaç duyulan gelişmekte olan pazarlara akmasını sağlayacağız" dedi.

Geniş Tabanlı İş Birliği Çağrısı

Söz konusu dönüşümün tek başına çok taraflı kalkınma bankalarının sırtına yüklenemeyecek kadar büyük olduğunu ifade eden Bakan Şimşek, özel sektörün uzun vadeli yatırımlarını teşvik etmek amacıyla çok boyutlu bir seferberlik çağrısında bulundu. Şimşek; kredi derecelendirme kuruluşlarının, ihracat kredi acentelerinin, yerel finansörlerin ve düzenleyici kurumların bu süreçte proaktif rol oynaması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin tüm küresel paydaşlarla bu vizyon doğrultusunda tam uyum içinde çalışmaya hazır olduğunu ilan etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız