Küresel Enerji Ekosisteminde Tarihi Eşik
Küresel enerji pazarında dengeleri kökten değiştirecek tarihi bir gelişme yaşandı. Dünyanın en büyük enerji altyapısına sahip olan Çin, elektrik üretim kapasitesinde daha önce hiçbir ülkenin ulaşamadığı bir seviyeye ulaştı. Resmi makamlar tarafından açıklanan son verilere göre, ülkenin toplam kurulu elektrik üretim gücü mayıs ayı sonu itibarıyla 4 milyar kilovat (4.010 GW) sınırını aşarak yeni bir dünya rekoruna imza attı. Bu muazzam rakam, Türkiye'nin mevcut enerji kurulu gücünün yaklaşık 32 katına tekabül ediyor.
Yeşil Enerji Yatırımları Büyümenin Lokomotifi Oldu
Çin’in ulaştığı bu tarihi kapasite artışının arkasında, uzun süredir kararlılıkla sürdürülen temiz ve yenilenebilir enerji politikaları yer alıyor. Toplam kapasite içindeki yeni artışların yüzde 73 gibi ezici bir oranının yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildiği açıklandı.
Geçmiş yıllarla kıyaslandığında dönüşümün boyutu net bir şekilde gözler önüne seriliyor: 2010 yılında ülkedeki fosil dışı (temiz) enerji kaynaklarının toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 25 seviyesindeyken, 2026 yılı mayıs ayı itibarıyla bu oran yüzde 62'ye fırladı. Fotovoltaik (güneş enerjisi) dönüşüm verimliliğinde ve açık deniz rüzgar türbin teknolojilerinde ardı ardına küresel rekorlar kıran Pekin yönetimi, aynı zamanda güneş ve rüzgar enerjisi ekipmanlarının dünyadaki en büyük ihracatçısı konumunu koruyor.
Tüketim Rekorları Üretimi Tetikliyor
Ekonomik büyüme ve sanayileşme hızına paralel olarak Çin'deki elektrik tüketimi de devasa boyutlara ulaştı. 2025 yılında toplam elektrik tüketimi 10 trilyon kilovatsaati aşarken, devam eden ekonomik ivmeyle birlikte 2026 yılı sonunda bu rakamın 11 trilyon kilovatsaate ulaşması bekleniyor. Üretim kapasitesindeki bu agresif genişleme, hızla tırmanan iç tüketim talebini kesintisiz karşılamak amacıyla stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
2010 yılından bu yana yıllık ortalama yüzde 9,7’lik istikrarlı bir büyüme trendi yakalayan Çin; bu performansıyla ABD, Avrupa Birliği, Hindistan, Japonya ve Rusya gibi küresel güçlerin enerji büyüme hızlarını açık ara geride bıraktı.