Vergi Ve Teşvik Paketi Resmi Gazete'de Yayımlandı
Türkiye’nin ekonomi ve finans dünyasında uzun süredir beklenen kapsamlı yasal düzenleme resmen yürürlüğe girdi. Ekonomi yönetiminin vergiye gönüllü uyumu artırmak, uluslararası yatırımları çekmek ve finansal piyasaları canlandırmak amacıyla hazırladığı "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", Resmi Gazete’de yayımlanarak ilan edildi. Yeni mevzuat, borç taksitlendirmelerinden çok uzun vadeli vergi muafiyetlerine kadar oldukça geniş bir yelpazede kritik değişiklikler içeriyor.
72 Aya Kadar Taksit Ve Teminat Esnekliği
Yeni yasal düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden biri, amme (kamu) borçlarının ödenmesinde zorluk yaşayan mükelleflere yönelik oldu. Borcun vadesinde ödenmesi veya haciz işlemlerinin uygulanması durumunda çok zor duruma düşecek olan borçlular, yazılı başvuru ve teminat gösterme şartıyla borçlarını taksitlendirebilecek.
Yapılan değişiklikle birlikte kamu alacakları, faiz uygulanmak şartıyla 72 aya kadar tecil edilebilecek. Ayrıca borçluları rahatlatacak bir diğer adım da teminat sınırında atıldı. Mükelleflerin tahsil daireleri bazındaki borç toplamı 1 milyon lirayı aşmadığı takdirde kendilerinden hiçbir teminat istenmeyecek. Borcun 1 milyon lirayı aşması durumunda ise sadece bu sınırı aşan kısmın yarısı kadar bir tutarda teminat gösterilmesi yeterli olacak. Cumhurbaşkanı, bu sınırları ve uygulama esaslarını değiştirme konusunda geniş yetkilere sahip olacak.
Küresel Sermayeye Davet: Yurt Dışı Kazançlarına 20 Yıl Gelir Vergisi Muafiyeti
Uluslararası yatırımcıları ve yurt dışında varlığı bulunan Türk vatandaşlarını Türkiye'ye çekmek amacıyla Gelir Vergisi Kanunu'na ezber bozan bir madde eklendi. Buna göre, Türkiye’de yerleşik sayılan ancak bu statüyü kazanmadan önceki son 3 takvim yılında ülkede ikametgahı ya da vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, Türkiye dışından elde ettikleri tüm kazanç ve iratları tam 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulacak.
Bunun yanı sıra nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personellerin ücretlerine de ciddi vergi kolaylıkları geliyor. Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu çerçevesinde faaliyet gösteren bu merkezlerdeki personelin, brüt asgari ücretin 3 katına kadar olan maaşları gelir vergisinden muaf olacak. İstanbul Finans Merkezi (İFM) bünyesinde ya da Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen endüstri bölgelerinde çalışan stratejik personelde ise bu muafiyet sınırı brüt asgari ücretin 5 katına kadar yükselebilecek.
Ekonomiye Kazandırma Hamlesi
Hükümet, yurt içindeki kayıt dışı varlıklar ile yurt dışındaki sermayenin sisteme dahil edilmesi için yeni bir "gönüllü uyum" süreci başlattı. Hem gerçek hem de tüzel kişiler; yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymet gibi varlıklarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirebilecek. Bildirilen bu varlıkların 2 ay içinde Türkiye’deki hesaplara aktarılması ya da fiziki olarak ülkeye getirilmesi gerekecek.
Benzer şekilde, Türkiye’de bulunan ancak şirketlerin kanuni defterlerinde yer almayan varlıklar da aynı tarihe kadar sisteme dahil edilebilecek. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu varlıkları defterlerine kaydederek pasifte özel bir fon hesabı açacak. Bu fon, iki yıl boyunca sermayeye eklenmek dışında hiçbir şekilde işletmeden çekilemeyecek ve şirketin olası tasfiyesi durumunda bile vergilendirilmeyecek.
İstanbul Finans Merkezi Ve Teknogirişimlere Dev Destek
Yasa kapsamında Türkiye’nin vizyon projelerinden İstanbul Finans Merkezi’ne (İFM) yönelik teşviklerin süresi ciddi oranda uzatıldı. İFM'de katılımcı belgesiyle finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançlarına uygulanan yüzde 100’lük kurumlar vergisi indirimi 2047 yılına kadar geçerli olacak. Ayrıca bu kurumların kuruluş ve izin aşamalarındaki finansal faaliyet harç muafiyeti de 5 yıldan 20 yıla çıkarılarak bölgenin cazibesi artırıldı.
Teknoloji dünyasını yakından ilgilendiren bir diğer reform ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan "Teknogirişim" rozeti alan halka açık olmayan şirketler için yapıldı. Bu girişimlerin, paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleri kapsamında gerçekleştirecekleri şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’nun katı kuralları uygulanmayacak. Böylece teknoloji start-up’larının bürokratik engellere takılmadan çok daha hızlı fonlanabilmesinin önü açılacak.