Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), teknoloji dünyasındaki dönüşümü ve enerji talebindeki değişimi ele alan "Enerji ve Yapay Zeka Üzerine Temel Sorular" başlıklı yeni raporunu yayımladı. Raporda yer alan verilere göre, teknoloji şirketlerinin veri merkezi projelerine yönelik sermaye harcamaları geçtiğimiz yıl 400 milyar dolar barajını aştı. Yatırımlardaki bu ivmenin cari yıl içinde yüzde 75 oranında bir artış göstermesi öngörülüyor.
Sektördeki finansal genişlemenin boyutlarını ortaya koyan raporda, sadece beş büyük teknoloji şirketinin toplam sermaye harcamalarının, dünya genelindeki petrol ve doğal gaz üretimi için yapılan yatırımların üzerine çıktığı kaydedildi. Birçok bölgede veri merkezi projelerinde sayısal bir artış gözlenmesine rağmen, planlanan projelerin tamamının hayata geçirilmesinin beklenmediği de veriler arasında yer aldı.
Veri Merkezi Kapasitesi 18 Ayda Üç Katına Çıktı
IEA tarafından paylaşılan uydu tabanlı izleme verileri, özellikle yapay zeka odaklı veri merkezlerindeki kapasite artışını çarpıcı şekilde gözler önüne serdi. Buna göre, söz konusu merkezlerin kapasitesi son 18 aylık dönemde üç katından fazla artış gösterdi. Yapay zekanın yeteneklerinde yaşanan bu hızlı gelişim; ekonomik büyüme, inovasyon ve küresel rekabet gücü üzerinde dönüştürücü etkiler oluştururken, mevcut iş gücü yapısında ve çeşitli sektörlerde de köklü değişimleri beraberinde getiriyor.
Yapay Zeka Görevlerinde Enerji Verimliliği Artıyor
Raporda, enerji tüketimine dair dikkat çekici bir diğer başlık ise verimlilik oldu. Yazılım ve donanım teknolojilerindeki ilerlemeler, yapay zeka görevleri sırasında birim başına düşen enerji tüketiminin her yıl belirgin şekilde azalmasını sağladı. Mevcut veriler, basit metin tabanlı bir yapay zeka sorgusunun, aynı süre zarfında çalışan bir televizyondan daha az elektrik tükettiğini kanıtladı.
IEA’nın projeksiyonlarına göre, dünyadaki tüm geleneksel internet aramalarının basit yapay zeka sorgularına dönüştürülmesi halinde, yıllık elektrik tüketimi 4 teravatsaatin altında kalacak. Bu miktar, veri merkezlerinin toplam enerji tüketiminin yüzde 1’inden daha az bir seviyeye tekabül ediyor. Ancak bu durum, yalnızca basit işlemler için geçerli kabul ediliyor.
Karmaşık Uygulamalar Çok Daha Fazla Enerji Tüketiyor
Hizmet türü değiştikçe enerji ihtiyacının da katlanarak arttığı vurgulanan raporda; video üretimi, akıl yürütme süreçleri ve otonom görevler gibi karmaşık uygulamaların yüksek enerji talebi mercek altına alındı. Bu tip ileri seviye uygulamaların, basit metin işlemlerine göre sorgu başına yüzlerce hatta binlerce kat daha fazla elektrik tükettiği belirtildi. Yapay zekanın toplam enerji talebini; verimlilik artış hızı, kullanımın ne kadar yaygınlaştığı ve yüksek yoğunluklu uygulamaların gelişim düzeyi gibi unsurlar doğrudan belirliyor.
2030 Yılında Küresel Elektrik Talebi ve Riskler
Veri merkezlerinin geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 485 teravatsaatlik elektrik tüketiminin, 2030 yılına gelindiğinde yaklaşık iki katına çıkarak 950 teravatsaate ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu artışın, küresel elektrik talebinin yüzde 3’lük kısmını oluşturacağı hesaplanırken, yapay zeka odaklı merkezlerin toplam tüketimdeki payının üç kat artması bekleniyor.
Raporda ayrıca, enerji ekipmanları ile çip üretiminde yaşanabilecek olası darboğazların aşılması ve enerji yoğun yapay zeka alanlarının daha da yaygınlaşması durumunda, 2030 sonrasında elektrik talebinin çok daha yüksek seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulunuldu.