Dünyanın en büyük otomotiv tedarikçilerinden biri olan Bosch'un işçi temsilcileri, sektördeki hızla artan istihdam kayıplarına karşı Avrupa Birliği (AB) ve Alman hükümetine yerel üretimi teşvik edecek düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Almanya'nın en büyük sanayi sendikası IG Metall, otomotiv ve tedarik sektöründeki kitlesel işten çıkarmalara karşı kamuoyunu bilinçlendirmek adına geniş çaplı bir protesto mitingi düzenleyecek. Sendika liderleri, Çinli rakiplerin baskıları altındaki Avrupa otomotiv pazarında mevcut durumun kritik bir düzeye ulaştığını belirtiyor.
Otomotiv sektörü belirsizlik içinde
Bosch Mobility Genel İş Konseyi Başkanı Frank Sell, Stuttgart yakınlarındaki Gerlingen merkezinde yaptığı açıklamada, fabrikalardaki gergin atmosferi vurguladı. "Ekiplerimizde daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir öfke ve huzursuzluk var. Endüstrimizin dönüşümü ancak katma değeri ve istihdamı Avrupa'da tutabilirsek başarıya ulaşacaktır" diye belirtti.
Sell, siyasetçilerin istihdamı güvence altına alacak kararları sürekli ertelemesini de eleştirerek, durumun aciliyetine dikkat çekti. "Bugüne kadar tek bir istihdam alanının bile bu vaatlerle güvence altına alınamadığını" ifade etti.
Krizin aşılması için talepler
Bosch işçi temsilcileri, otomotiv endüstrisinin dönüşüm sürecine uyum sağlaması için ekonomi yönetimi ve AB organlarına acil eylem çağrısı yaptı. Açıklamada, Avrupa pazarında yerel üretimi koruma altına alacak "Made in EU" yasal çerçevesinin vakit kaybetmeden netleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Temsilciler, AB Komisyonu tarafından taslak olarak kamuoyuna sunulan Sanayi Hızlandırma Yasası'nın bürokratik engellere takılmadan ivedilikle yasalaşmasını talep etti. Ayrıca, otomotiv sektöründe yaşanan dalga dalga yayılan işten çıkarmaların önüne geçilmesi için ulusal düzeyde Kriz Masası'nın hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladılar.
Bosch'un, Eylül 2025'te açıkladığı tasarruf programı çerçevesinde yaklaşık 13 bin kişiyi işten çıkarması planlanıyor. Şirket, bu adımların küresel pazardaki rekabet gücünü koruma gerekliliğinden kaynaklandığını savunuyor. Ancak, elektrikli otomobillere geçiş süreci yedek parça tedarikçilerini olumsuz etkiliyor.
Sektör analistleri, Bosch'un bu radikal hamlesinin tekil bir örnek olmadığını kaydediyor. Almanya'nın büyük otomotiv üreticileri olan Volkswagen, BMW ve Mercedes-Benz de benzer zorluklarla karşı karşıya. AB Komisyonu ise düşük maliyetli Çinli elektrikli araç üreticilerine karşı yerel sanayiyi koruma önlemlerini değerlendiriyor.