Business Ekonomi Ekonomi Bahçıvan: ABD'nin yeni vergi düzenlemesi Türk tekstil sektörünü dezavantajlı duruma sokuyor

Bahçıvan: ABD'nin yeni vergi düzenlemesi Türk tekstil sektörünü dezavantajlı duruma sokuyor

Erdal Bahçıvan, ABD'nin yeni vergi düzenlemesinin Türk tekstil sektöründe haksız rekabet yarattığını vurguladı.

Bahçıvan: ABD'nin yeni vergi düzenlemesi Türk tekstil sektörünü dezavantajlı duruma sokuyor

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin yürürlüğe koyduğu yeni vergi düzenlemesini Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörü açısından adil, dengeli ve karşılıklılık esasına dayalı ticaret anlayışıyla bağdaştırmanın mümkün olmadığını bildirdi.

Bahçıvan, ABD yönetiminin Section 301 kapsamında yürürlüğe koyduğu yeni vergi düzenlemesini değerlendirerek, "Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörleri açısından bu düzenleme adil bir yaklaşım sunmamaktadır," ifadesini kullandı.

Bahçıvan, Türkiye'den ithal edilen ve istisna listesinde yer almayan ürünlere, mevcut en çok kayrılan ülke vergilerinin üzerine %12,5 ilave gümrük vergisi uygulanmasının Türk sanayicisinin, ihracatçısının ve üreticisinin üzerine haksız ve ağır bir yük bindirdiğini belirtti.

Bahçıvan, "Burada mesele yalnızca ek bir vergi uygulaması değildir. Asıl mesele, Türk sanayisinin rakipleri karşısında sistematik biçimde dezavantajlı bir konuma itilmesidir. Aynı düzenleme içinde bazı rakip ülkelere tanınan vergi indirimleri, tarife avantajları ve vergisiz tarife kontenjanları Türkiye açısından açık bir rekabet eşitsizliği doğurmaktadır," ifadelerini kullandı.

Bangladeş, Kamboçya, Endonezya gibi ülkelerin ilave vergi oranlarında indirime giderken Türkiye'nin bu çerçevenin dışında bırakılmasının adil olmadığını belirten Bahçıvan, Türkiye için benzer bir üst sınırın öngörülmemesi ve %12,5'lik ilave verginin mevcut vergilerin üzerine eklenmesinin, özellikle tekstil ve hazır giyim sektörlerinde toplam gümrük vergisi yükünü %25-30 seviyelerine taşıyabileceğini vurguladı.

Bahçıvan ayrıca, bu düzenlemenin Türk ihracatçısını yalnızca maliyet baskısıyla karşı karşıya bırakmadığını, aynı zamanda uzun yıllardır kaliteye, sürdürülebilir üretime ve yüksek katma değere yatırım yapan sektörlerin ABD pazarındaki konumunu zayıflatma riski taşıdığını bildirdi.

Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün ABD'li alıcılarla güvene dayalı ilişkiler geliştirdiğini ve hızlı teslimat, kalite standardı, esnek üretim kabiliyeti ile kendisini kanıtladığını ifade eden Bahçıvan, "Türkiye, ticareti fazlası veren ülkeler arasında değildir. Ancak Türkiye'nin bazı ülkeler ile benzer bir yaklaşımla değerlendirilmesi ekonomik gerçeklerle örtüşmemektedir," dedi.

Erdal Bahçıvan, Avrupa pazarındaki daralma nedeniyle ABD'nin alternatif ve büyüme potansiyeli yüksek bir pazar olarak görüldüğünü, ancak rakiplerine kıyasla daha dezavantajlı hale gelinmesinin kaygı verici olduğunu belirtti.

Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin, Türkiye ekonomisi için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Bahçıvan, "Bu sektörlerin rekabet gücünü zayıflatacak her düzenleme, üretim merkezlerimizi ve istihdam kapasitemizi olumsuz etkileyecektir. Türkiye ile ABD arasında başlatılması öngörülen yeni müzakere sürecinin büyük önem taşıdığını düşünüyoruz," değerlendirmesinde bulundu.

Bahçıvan, Türk tekstil ve hazır giyim sektörlerinin haklı beklentilerinin güçlü bir şekilde takipçisi olacaklarının altını çizerek, "Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır," diye ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız