Asya pay piyasaları, Orta Doğu bölgesinde devam eden jeopolitik risklere ve diplomatik hareketliliğe karşın haftanın son işlem gününde ağırlıklı olarak pozitif bir seyir izledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert söylemleri piyasaların yönü üzerinde baskı oluştururken, bölgeden gelen diplomatik haberler risk algısının sınırlı da olsa azalmasına katkı sağladı. Çin piyasaları, bölgedeki genel olumlu havadan ayrışarak negatif bir kapanış gerçekleştirdi.
Endekslerde Son Durum ve Piyasa Verileri
Haftanın son işlem gününde Asya genelinde borsalar, Çin hariç yükselişle günü tamamladı. Güney Kore'de Kospi endeksi, yüzde 2,7 gibi belirgin bir artış kaydederek 5.377 puan seviyesine ulaştı. Japonya'da Nikkei 225 endeksi ise günü yüzde 1,2 değer kazancıyla 53.091,5 puandan kapattı. Çin tarafında ise Şanghay bileşik endeksi, yüzde 0,9 oranında bir düşüşle 3.883 puan seviyelerinde işlem görmeye devam ediyor. Hong Kong ve Hindistan piyasalarında ise resmi tatil nedeniyle işlem yapılmadı. Analistler, piyasa dinamiklerinin günden güne değil, saatten saate değiştiği bir atmosferin hakim olduğunu, bu hızlı değişim nedeniyle olumlu haber akışlarının dahi fiyatlamalarda yeterince karşılık bulamadığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı ve Enerji Güvenliği Endişeleri
Piyasaların odağında yer alan Orta Doğu geriliminde, ABD Başkanı Donald Trump’ın gelecek iki-üç hafta içinde İran’da savaşın tırmanabileceğine yönelik işaretleri yön tayin edici oldu. Ancak İran’ın, Umman ile Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin izlenmesi amacıyla bir protokol üzerinde çalıştığına dair haberler, piyasadaki risk algısını bir miktar hafifletti. Hürmüz Boğazı'nın, Asya’nın önde gelen ekonomileri için kritik bir petrol ve doğalgaz sevkiyat rotası olması, bölgedeki ekonomik aktivitenin bozulabileceğine dair endişeleri canlı tutuyor. Enerji güvenliğine yönelik bu tehditler, bölge ekonomileri üzerindeki baskı unsuru olmaya devam ediyor.
BoJ Faiz Kararı ve Tahvil Piyasasındaki Hareketlilik
ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimin küresel ölçekte enflasyon risklerini tetiklemesi, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) para politikasına yönelik beklentileri de değiştirdi. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, BoJ’un 28 Nisan’da gerçekleştireceği toplantıda yüzde 67 ihtimalle faiz artırımına gideceği öngörülüyor. Tahvil piyasasında ise bölge genelinde satış ağırlıklı bir seyir izlendi. Bu gelişmelere paralel olarak Japonya'nın 5 yıllık tahvil faizi, 5 baz puanlık bir artış göstererek yüzde 1,78 seviyesine yükseldi. Enflasyon endişelerinin faiz artırım beklentilerini güçlendirmesi, finansal piyasalardaki oynaklığı destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Çin ve Japonya’dan Yoğun Diplomasi Trafiği
Bölgedeki gerilimin azaltılmasına yönelik diplomatik çabalar da hız kazandı. Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi; Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Bakan Vang, ABD ve İsrail’in BMGK yetkisi olmadan İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonları uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak nitelendirdi. Körfez ülkelerinin egemenliğine saygı duyulması gerektiğini vurgulayan Vang, enerji ve altyapı güvenliğinin garanti altına alınması çağrısında bulundu. Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu da Basra Körfezi’nde gemi güvenliğini sağlamak adına "güvenli deniz koridorları" oluşturulması önerisini gündeme getirerek uluslararası işbirliği çağrısı yaptı.