İsrail, işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında mülksüzleştirme ve tahliye politikalarına hız kesmeden devam ediyor. Batı Şeria’nın El Halil kentinde sabahın erken saatlerinde askeri iş makineleriyle düzenlenen baskında, Filistinli ailelerin barındığı çok katlı bir bina yıkılarak yerle bir edildi.
Şafak Vakti Buldozerlerle Baskın
Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, İsrail ordusuna bağlı birlikler ve askeri buldozerler, günün ilk ışıklarıyla birlikte El Halil kentinin doğusunda yer alan Yatta beldesine bağlı İrfaiyye bölgesine giriş yaptı. Bölgeyi abluka altına alan askerler, çevre güvenliğini aldıktan sonra Filistinli 3 aileye ev sahipliği yapan binanın yıkımına başladı. Operasyon sonucunda, aralarında çocukların da bulunduğu toplam 15 nüfuslu 3 aile, aniden evsiz bırakılarak sokakta kaldı.
Uluslararası İnsancıl Hukuk Bir Kez Daha Çiğnendi
İsrail yönetiminin işgal altındaki topraklarda periyodik olarak gerçekleştirdiği bu yıkımlar, uluslararası hukuk otoriteleri tarafından sert şekilde eleştiriliyor. 1949 tarihli 4. Cenevre Sözleşmesi, işgal altındaki bölgelerde sivil mülklerin yıkılmasını ancak son derece zorunlu askeri gerekçelerle sınırlandırıyor. Herhangi bir askeri zorunluluk taşımayan bu son yıkım hamlesi de uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olarak kayıtlara geçti.
Tarım ve Hayvancılık Sektörü Darbe Alıyor
İsrail’in Batı Şeria genelinde uyguladığı yıkım stratejisi, yalnızca barınma krizine yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda Filistin halkının ekonomik damarlarını da hedef alıyor. Bölgedeki yerel komiteler, bu tür yıkımların Filistinli aileleri göçe zorlama amacı taşıdığına dikkat çekiyor. Evlerini kaybeden siviller, aynı zamanda tarım ve hayvancılığa dayalı geleneksel geçim kaynaklarından da koparılarak derin bir ekonomik istikrarsızlığa sürükleniyor.
BM Verileri Krizin Boyutunu Gösteriyor
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından paylaşılan güncel raporlar, Batı Şeria’daki insani trajedinin bilançosunu net bir şekilde ortaya koyuyor. BM verilerine göre, yalnızca 2025 yılı başından bu yana İsrail makamlarının gerçekleştirdiği ev ve altyapı yıkımları neticesinde 1700'den fazla Filistinli zorla yerinden edildi. Toprak bütünlüğünü ve demografik yapıyı değiştirmeye yönelik bu operasyonların, bölgedeki gerilimi tırmandırmaya devam etmesinden endişe duyuluyor.