reklam
reklam
Business Ekonomi Dünya Washington'dan 'Made in EU' yerine 'Made in NATO' çağrısı!

Washington'dan 'Made in EU' yerine 'Made in NATO' çağrısı!

ABD’nin Avrupa Birliği Büyükelçisi Andrew Puzder, Brüksel’in savunma tedarikinde Avrupa menşeli ürünlere öncelik veren politikasını eleştirerek, askeri alımlarda “Made in EU” anlayışı yerine “Made in NATO” konseptinin benimsenmesi gerektiğini belirtti.

Washington'dan 'Made in EU' yerine 'Made in NATO' çağrısı!

Avrupa Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki güvenlik ve savunma sanayii diplomasisi, Brüksel'de gerçekleşen son üst düzey temasta kritik bir viraja girdi. ABD’nin AB Büyükelçisi Andrew Puzder, Brüksel’de düzenlenen Savunma ve Uzay Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, AB’nin askeri tedarik süreçlerinde Avrupa içi üretime ağırlık veren "Made in EU" (Avrupa Yapımı) stratejisine net tepki gösterdi.

Puzder, Avrupa’nın kendi savunma sanayiini güçlendirme yönündeki korumacı yaklaşımlarının, Transatlantik ittifakının temelini oluşturan NATO içi askeri dayanışmayı ve pazar bütünlüğünü zedeleyebileceğini dile getirdi.

Korumacı Politikalara "İttifakı Bölme" Uyarısı

Zirvedeki hitabında Washington’ın güvenlik perspektifini aktaran Büyükelçi Puzder, savunma tedarikinde coğrafi sınırların daraltılmasının stratejik riskler taşıdığını vurguladı. Sadece AB üyesi ülkelerin üreticilerine odaklanan bir alım politikasının, NATO üyesi olan ancak AB dışındaki müttefikleri sistem dışına ittiğine dikkat çekildi.

Puzder, savunma sanayii pazarının kapatılmasının maliyetleri artırabileceğini, yenilikçi teknolojilere erişimi zorlaştırabileceğini ve en önemlisi ortak tehditlere karşı birlikte hareket etme kabiliyetini kısıtlayabileceğini belirtti.

"Made in NATO" Konsepti Öne Çıkarıldı

AB'nin stratejik özerklik arayışları doğrultusunda şekillendirdiği "Made in EU" vizyonuna alternatif sunan ABD tarafı, küresel güvenlik dengeleri açısından kapsayıcı bir çerçevenin şart olduğunu savundu. Puzder, müttefikler arasında pazar engellerinin kaldırılmasını öngören "Made in NATO" yaklaşımının, askeri caydırıcılığı ve sanayi kapasitesini en üst seviyeye çıkaracağını ifade etti.

Söz konusu öneri, ittifak üyesi ülkelerin ortak savunma projelerinde ve silah alımlarında bir bütün olarak hareket etmesini, korumacı mevzuatların yerine müttefikler arası serbest ticaret ve teknoloji transferinin koyulmasını hedefliyor.

Transatlantik İlişkilerde Savunma Sanayii Rekabeti

Ukrayna'daki savaşın ardından savunma harcamalarını hızla artıran Avrupa ülkelerinin, tedarik tercihlerini ABD'li üreticiler yerine yerli konsorsiyumlara kaydırma çabaları bir süredir Washington'da rahatsızlık yaratıyordu. Brüksel’in savunma fonlarını bölgesel üreticileri destekleyecek şekilde yönlendirme kararı, ABD savunma sanayii devlerinin Avrupa pazarındaki payı açısından doğrudan bir engel olarak değerlendiriliyor.

ABD diplomatik kaynakları ise bu durumun bir pazar rekabetinin ötesinde, NATO standartlarında ortak çalışabilirlik (interoperability) ve tedarik zinciri güvenliği sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Zirvede dile getirilen bu karşıt görüşlerin, önümüzdeki dönemde ABD ile AB arasındaki stratejik diyalog masalarında en sıcak gündem maddelerinden biri olmaya devam etmesi bekleniyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız