Avusturya’da Akademik Boykot
Avusturya'nın köklü eğitim kurumlarından Viyana Üniversitesi, öğrencilerin ve akademisyenlerin geniş katılımlı protestosuna sahne oldu. "Filistin için Viyana Üniversitesi" platformu tarafından organize edilen genel kurula yaklaşık 400 öğrenci ve çok sayıda bilim insanı katıldı. Toplantıda, üniversite yönetiminin İsrail'in Gazze'deki eylemlerine dolaylı yoldan destek verdiği savunularak, bu "suç ortaklığının" akademik boykot yoluyla sonlandırılması istendi.
İşgal Topraklarındaki İşbirliğine Tepki
Öğrenci topluluğu tarafından yapılan resmi açıklamada, Viyana Üniversitesi'nin Kudüs İbrani Üniversitesi ile yürüttüğü ortaklık programları sert bir dille eleştirildi. Söz konusu İsrail kurumunun, ordu ve istihbarat birimlerine doğrudan eğitim desteği sağladığı vurgulandı. Ayrıca, Kudüs İbrani Üniversitesi kampüsünün bir bölümünün uluslararası hukuka aykırı şekilde işgal edilen Doğu Kudüs topraklarında yer aldığı hatırlatılarak, bu işbirliğinin ve İsrail patentli tüm projelerin derhal askıya alınması gerektiği ifade edildi.
"Eğitim Soykırımı"na Karşı Sorumluluk Çağrısı
Gazze şeridindeki tüm yükseköğretim kurumlarının hava saldırılarıyla yerle bir edildiğine dikkat çeken protestocular, binlerce öğrenci ve akademisyenin hayatını kaybettiği süreci bir "eğitim soykırımı" (scholasticide) olarak nitelendirdi. Bildiride, Viyana Üniversitesi’nin bu yıkıma sessiz kalmaması gerektiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Üniversite yönetimi, Gazze'deki akademik hayatın yeniden inşası ve korunması adına uzun vadeli, kurumsal ve finansal bir destek planı açıklamalıdır. Hem bölgedeki hem de sürgündeki Gazzeli öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmeleri için üniversitemizin kapıları bu gençlere açılmalıdır."
Akademide Baskı ve Müslüman Karşıtlığı İddiası
Genel kurulda dile getirilen bir diğer önemli başlık ise üniversite içindeki ifade özgürlüğü kısıtlamaları oldu. Son iki yıldır Filistin halkıyla dayanışma gösteren öğrenci ve kulüplere yönelik yönetimsel bir baskı mekanizmasının işletildiği savunuldu. Kampüsün, Gazze'deki insanlık dramının özgürce tartışılabileceği demokratik bir zemine kavuşturulması talep edilirken; okulun "emperyalist savaşları meşrulaştıran" projeler yerine tamamen sivil odaklı bilimsel araştırmalara yönelmesi gerektiği kaydedildi.
Açıklamanın son bölümünde ise Avusturya genelindeki siyasi iklim eleştirildi. Ülkedeki yerleşik partilerin tamamında Müslüman karşıtı bir refleksin kurumsallaştığı iddia edilirken, Viyana Üniversitesi’nin de bu ayrımcı politikalara "sözde bilimsel" kılıflar hazırlayarak zemin sunduğu öne sürüldü. Öğrenciler, üniversiteyi bu tür İslamofobik ve ayrımcı kampanyalara alet olmaktan vazgeçmeye çağırdı.