Washington ile Tahran hattında tansiyon bir kez daha zirveye tırmandı. ABD Başkanı Donald Trump, New York Post gazetesine yaptığı çarpıcı açıklamalarda, İran’ın kendisine yönelik gizli suikast planlarına karşı orduya çok net ve sert bir emir ilettiğini açıkladı. Trump, olası bir suikast girişiminin başarıya ulaşması halinde, ABD ordusunun İran’ı "tarihte daha önce hiç tanık olunmamış bir boyutta" bombalaması için gerekli talimatları şimdiden verdiğini duyurdu.
"Yıllardır Ölüm Listesinin İlk Sırasındayım"
İsrail istihbaratının, İran’ın ABD Başkanı’na yönelik yeni bir suikast hazırlığı içinde olduğuna dair elde ettiği bilgilerin hatırlatılması üzerine konuşan Trump, bu durumun kendisi için şaşırtıcı olmadığını belirtti. Tahran yönetiminin yeni bir operasyon hazırlığında olup olmadığından bağımsız olarak, kendisinin çok uzun zamandır hedef tahtasında olduğunu vurgulayan ABD Başkanı, "Tahran'ın ölüm listesinde yıllardır ilk sırada yer alıyorum" diyerek durumun ciddiyetini ortaya koydu.
Trump, olası bir saldırı karşısında Tahran rejiminin ödeyeceği bedelin "tahmin edilemeyecek kadar ağır" olacağının altını çizdi.
Krizin Kökeni
İran ile Donald Trump arasındaki ölümcül gerilim, 2020 yılında düzenlenen ve İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’nin hayatını kaybettiği ABD operasyonuna dayanıyor. Söz konusu saldırı emrini bizzat veren isim olan Trump, o tarihten bu yana Tahran’ın açık hedefi konumunda bulunuyor.
Son olarak eski İran lideri Ali Hamaney’in cenaze töreninde de binlerce kişinin katılımıyla intikam sloganları atılmış ve Trump’a yönelik tehditler açıkça yinelenmişti.
Ateşkes Resmen Bitti
Beyaz Saray’dan yükselen bu sert dalga, sadece suikast iddialarıyla sınırlı değil. Son günlerde Hürmüz Boğazı’nda iki ülke askeri unsurları arasında yaşanan sıcak çatışmalar, bölgedeki kırılgan istikrarı tamamen sarstı.
Gelişmelerin ardından bir açıklama daha yapan Trump, ABD'nin İran tarafına "ateşkes rejiminin resmen sona erdiğini" en net dille ilettiğini belirtti. Washington, uluslararası ticaretin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'nda gemilerin güvenli geçişi ve seyrüsefer serbestisinin korunması adına Tahran'dan acil ve kesin taahhütler talep ediyor. Bölgedeki askeri hareketlilik, küresel piyasalar ve Orta Doğu güvenliği için adeta bir saatli bomba etkisi yaratmaya devam ediyor.