Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. Türkiye'nin demokratik düzenini hedef alan bu karanlık gecenin ardından, Batı dünyasından taziye ve destek mesajları gelmekte gecikirken, Ankara'ya ilk somut üst düzey ziyareti gerçekleştiren isim Birleşik Krallık'ın o dönemki Avrupa ve Amerika'dan Sorumlu Devlet Bakanı Sir Alan Duncan olmuştu.
15 Temmuz'un 10. yıl dönümünde Anadolu Ajansı (AA) Londra ofisini ziyaret eden Duncan, o kritik saatlerde İngiliz diplomasisinde yaşananları, aldığı cesur inisiyatifleri ve bombalanan TBMM binasında hissettiği dehşeti samimi bir dille aktardı.
Göreve Başladığı İlk Gün Gelen Küresel Şok
Sir Alan Duncan için 15 Temmuz, sadece Türkiye için değil, kendi kariyeri için de unutulmaz bir dönüm noktası oldu. Dönemin Başbakanı Theresa May liderliğinde kurulan yeni hükümette göreve başlamasının üzerinden henüz 24 saat geçmeden bu krizle karşılaştığını belirten Duncan, o anları şu sözlerle özetledi:
"Dışişleri Bakanlığındaki ofisime adımımı attığım ilk gündü. Özel kalemim içeri girip Türkiye'de bir askeri kalkışma olduğunu söylediğinde donakaldık. Hemen televizyonu açtık; savaş uçaklarının alçaktan uçtuğunu, sokaklarda tankların yürüdüğünü gördük. O an hemen Ankara Büyükelçimiz Richard Moore’u arattım."
Büyükelçi Moore ile yaptığı görüşmenin ardından durumun ciddiyetini hemen kavradığını belirten eski Bakan, Batı başkentlerinin kararsız kaldığı o anlarda diplomatik bir inisiyatif alarak acilen Ankara'ya uçma kararı verdiğini ifade etti.
"Seçilmiş Bir Hükümeti Şiddetle Deviremezsiniz"
Duncan, askeri kalkışmanın hemen ardından 20 Temmuz 2016'da Türkiye topraklarına ayak basarak "seçilmiş hükümetin ve Türk demokrasisinin yanında" olduğunu tüm dünyaya ilan etti. Bu hamlenin uluslararası ilişkiler açısından taşıdığı önemi vurgulayan Duncan, şunları söyledi:
"Türkiye'ye gidip orada bulunmak benim için bir zorunluluktu. Oraya gidip dünyaya şu net mesajı vermeliydik: Meşru ve seçilmiş bir hükümeti isyanla, silah zoruyla ya da şiddetle görevden uzaklaştıramazsınız. Demokrasiye inanıyorsanız, sandıktan çıkanı desteklemek zorundasınız."
"Bunun İngiltere'deki Muadili Whitehall'un Bombalanması Olurdu"
Ankara ziyareti sırasında FETÖ'cü darbecilerin savaş uçaklarıyla bombaladığı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) binasını gezen İngiliz siyasetçi, karşılaştığı yıkım tablosundan derinden etkilendiğini belirtti. Yaşananların büyüklüğünü Batı kamuoyuna anlatabilmek için çarpıcı bir benzetme kullandığını dile getiren Duncan, o dönem Birleşik Krallık Parlamentosu'nda yaptığı savunmayı hatırlattı:
"İngiliz milletvekillerine empati kurmaları için şu senaryoyu anlattım: İngiliz ordusuna ait tankların Londra sokaklarında yürüdüğünü, Westminster Köprüsü'nde sivillere ateş açıldığını, Kraliçe'yi ve Başbakanı öldürmeye çalıştıklarını ve Parlamento binasının (Avam Kamarası) oturum esnasında jetlerle bombalandığını hayal edin. Türkiye tam olarak bunu yaşadı. Bu varoluşsal tehdidi ve travmayı anlamadan Türkiye'nin verdiği tepkileri eleştiremezsiniz."
Türk Halkının Vakur Direnişine Övgü
Röportajın sonunda Türk milletinin darbe girişimine karşı koyma biçimine hayran kaldığını gizlemeyen Sir Alan Duncan, sokaklara dökülen milyonların gösterdiği sağduyu ve kararlılığın dünyada eşine az rastlanır bir tarihi duruş olduğunu belirtti. Duncan, "Türk insanının gösterdiği o muazzam sükunet, ölçülü ama tavizsiz irade beni büyüledi. Halk tek bir ağızdan 'Bizim demokratik bir vizyonumuz var, darbe kabul edilemez ve geleceğimizi kendimiz tayin ederiz' dedi. Bu irade karşısında saygı duymamak imkansızdı" diyerek sözlerini noktaladı.