Irak siyasetinin en etkili figürlerinden biri olan Şii dini ve siyasi lider Mukteda es-Sadr, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon birliklerinin ülkeden ayrılmasıyla birlikte Irak’ın kaderini doğrudan etkileyecek hayati bir çıkışa imza attı. Yabancı asker unsurlarının çekilmesini "Irak'ın bağımsızlık mücadelesinin taçlanması" şeklinde değerlendiren Sadr, ordunun ve güvenlik güçlerinin dışında hiçbir yapının elinde silah bulundurmaması gerektiğinin altını çizdi.
"Tam Bağımsızlık Sağlandı, Sıra Devlet Otoritesinde"
Yayımladığı mesajda yabancı güçlerin varlığının sona ermesiyle Irak’ın üzerindeki gölgenin kalktığını ifade eden Mukteda es-Sadr, bu tarihi fırsatın heba edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu. Sadr, ülkenin iç güvenliği ve kamu düzeninin tesisi için meşru devlet organları dışında hiçbir unsurun silahlı güç olarak varlık gösteremeyeceğini belirterek, tüm kurum ve yapılara "silahların devlet kontrolüne verilmesi" çağrısını yineledi.
Gayriresmî Silahlı Yapılara Net Mesaj
Açıklamasında milis güçlerin ve devlet dışı aktörlerin silahsızlandırılması gerekliliğine odaklanan Şii lider, Irak’ın geleceğinde yalnızca kurumsal ordu ve polis gücünün söz sahibi olabileceğini işaret etti. Sadr’ın bu hamlesi, uluslararası koalisyonun çekilmesinin ardından ülkede doğabilecek olası otorite boşluğu veya güç mücadelelerinin önüne geçmeyi hedefleyen stratejik bir adım olarak yorumlandı.
Irak Siyasetinde Yeni Güvenlik Paradigması
Uluslararası koalisyon askerlerinin Irak topraklarından tamamen çekilmesi, Bağdat yönetimi için askeri ve siyasi açıdan yeni bir dönemin kapısını araladı. Sadr’ın yapmış olduğu bu sert ve kararlı çıkışın; Irak hükümetinin atacağı güvenlik adımları, milis grupların geleceği ve ülkedeki siyasi dengeler üzerinde belirleyici bir rol oynaması bekleniyor.