ABD Katkısını Azaltıyor, Avrupa Boşluğu Doldurmaya Çalışıyor
Brüksel’deki NATO karargahında gerçekleştirilen Savunma Bakanları Toplantısı öncesinde basının karşısına geçen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın geleceğini yakından ilgilendiren kritik açıklamalarda bulundu. Washington yönetiminin Kıta Avrupası’ndaki askeri ve stratejik varlığını azaltma yönündeki hamlesini değerlendiren Rutte, bu kararın bir planlama gerçeği olarak "derhal" yürürlüğe konulacağını teyit etti.
"ABD’nin Azalan Desteği Bir Planlama Gerçeğidir"
ABD’nin NATO Kuvvet Modeli kapsamında Avrupa’ya sunduğu katkıların yeniden yapılandırılmasına değinen Genel Sekreter Rutte, sürecin gecikmeksizin başlayacağını ifade etti. Bu durumun askeri stratejilerde bir veri olarak kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Rutte, şu ifadeleri kullandı:
"Bu karar hemen uygulanacak. Ancak burada bir nüans var; bu durum bir planlama aracıdır. Eğer gerçek bir kriz veya kolektif savunmayı içeren 5. Madde senaryosu tetiklenirse, ABD dahil tüm müttefiklerin savaşı sürdürmek adına elindeki tüm imkanları seferber edeceğinden şüphemiz yok. Yine de kağıt üzerinde, ABD’nin sunduğu katkının geçmişe oranla daha düşük seviyede kalacağını öngörmek zorundayız."
Kıta savunmasında yaşanacak bu stratejik boşluğun nasıl kapatılacağı sorusuna da yanıt veren Rutte, Avrupalı müttefiklerin sorumluluk almaya başladığını, eksiklerin giderilmesi yönündeki çalışmaların bir kısmının tamamlandığını, bir kısmının ise kararlılıkla sürdürüldüğünü aktardı.
Gözler Temmuz’daki Kritik Ankara Zirvesi’nde
Gündemin bir diğer önemli maddesi ise önümüzdeki ay gerçekleştirilecek olan üst düzey buluşmaydı. 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek Ankara Zirvesi’nin hazırlıklarını masaya yatıracaklarını belirten Rutte, Türkiye’deki zirvede özellikle savunma sanayisi üretim kapasitesinin artırılması ve Ukrayna’ya yönelik askeri yardımların sürdürülebilirliği konularında somut adımların atılacağını vurguladı.
Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi’nin sonuçlarına da değinen Rutte, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna konusundaki diplomatik tıkanıklığı aşmak adına Patriot füzeleri dahil olmak üzere hayati öneme sahip adımlar attığını hatırlatarak ittifak içi koordinasyonun altını çizdi.
Ortadoğu Dengeleri ve Hürmüz Boğazı’nda NATO Rolü
ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temaslara da değinen Genel Sekreter, Washington’ın nükleer ve balistik füze kapasitelerini sınırlandırmaya yönelik adımlarını olumlu bulduklarını belirtti. İran’ın askeri kapasitesinin sadece Ortadoğu’yu değil, Avrupa güvenliğini de doğrudan tehdit ettiğini savunan Rutte, seyrüsefer özgürlüğünün korunması adına G7 liderlerinin alternatif senaryolar üzerinde çalıştığını söyledi. Rutte, NATO’nun küresel ticaret yolları için kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nda aktif bir rol üstlenmeye hazır olduğu mesajını yineledi.
Pentagon’dan "Adil Yük Paylaşımı" Mesajı
Yaklaşık bir yıllık aranın ardından NATO karargahındaki toplantılara katılan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth hakkında da konuşan Rutte, Hegseth’i ittifakın güçlü bir dostu olarak nitelendirdi. ABD'nin NATO’ya olan bağlılığının net olduğunu belirten Rutte, buna karşın Washington'ın Avrupa ve Kanada’dan askeri harcamalar konusunda daha adil bir yük paylaşımı beklediğini müttefiklere bir kez daha açıkça ilettiğini sözlerine ekledi.