Business Ekonomi Dünya Lübnan sınırında yeni dönem: Silahsızlandırma ve 7/24 denetim masada

Lübnan sınırında yeni dönem: Silahsızlandırma ve 7/24 denetim masada

ABD arabuluculuğunda İsrail ve Lübnan arasında imzalanan tarihi çerçeve anlaşmasının basına sızan gizli güvenlik eki, bölgedeki askeri dengeleri kökten değiştirecek radikal maddeler barındırıyor.

Lübnan sınırında yeni dönem: Silahsızlandırma ve 7/24 denetim masada
KAYNAK: (AA)

Dengeleri Değiştirecek Gizli Ek

Washington’da ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ev sahipliğinde İsrail ve Lübnan arasında büyükelçiler düzeyinde imzalanan tarihi çerçeve anlaşmasının ardından, gözlerin çevrildiği "Güvenlik Eki" protokolünün ayrıntıları netleşmeye başladı. Bölgede kalıcı bir istikrar ve ateşkes ortamı yaratmayı hedefleyen üçlü anlaşmanın teknik ayaklarını oluşturan bu ek protokol, sahadaki askeri yapının nasıl dönüştürüleceğini ve denetleneceğini açıkça ortaya koyuyor. Ancak sızan bilgiler, taraflar arasında ciddi bir takvim krizinin de varlığına işaret ediyor.

Devrim Niteliğinde Güvenlik Taahhütleri: Silahsızlandırma Masada

Anlaşmanın en kritik ayağını, Lübnan hükümetinin ülke genelinde tek meşru askeri otorite olma çabası oluşturuyor. Güvenlik ekindeki maddelere göre Lübnan ordusu, Hizbullah başta olmak üzere devlet dışı tüm silahlı grupların silahsızlandırılması yönünde operasyonel sorumluluk üstleniyor. Protokol kapsamında bu yapıların askeri altyapılarının tamamen tasfiye edilmesi ve ülke içinde herhangi bir askeri role soyunmalarının engellenmesi taahhüt ediliyor. Sürecin ilk adımı olarak belirlenen pilot bölgelerde kontrolün tamamen Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ne devredilmesi planlanıyor.

Sahada 7/24 Kesintisiz Denetim: MCG4L Grubu Kuruluyor

Müzakerelerden sızan en dikkat çekici yapısal reform ise askeri sürtüşmeleri sıfıra indirmeyi amaçlayan yeni bir mekanizma oldu. İsrail ve Lübnan, haftanın 7 günü 24 saat kesintisiz çalışacak olan Lübnan Özel Askeri Koordinasyon Grubu'nu (MCG4L) hayata geçirecek. Bu özel yapı; sahadaki temizleme faaliyetlerini, askeri mühimmatların tasfiyesini ve anlaşma şartlarına uyulup uyulmadığını yerinde doğrulayacak. Elde edilen veriler, dolaylı iletişim kanalları üzerinden Tel Aviv ve Beyrut’taki siyasi karar alıcılara raporlanacak. Yeniden imar faaliyetleri ise bu doğrulanabilir güvenlik ortamının tesis edilmesinin ardından uluslararası destekle yürütülecek.

Gizli Madde İddiası: "Net Bir Takvim Yok, Hareket Özgürlüğü Var"

Öte yandan madalyonun diğer yüzünde, anlaşmanın kamuoyuna açıklanmayan kısımlarına dair ciddi iddialar yer alıyor. İsrail medyasında yer bulan iddialara göre, Lübnan hükümetinin iç siyasi baskılardan çekinmesi nedeniyle gizli tutulmasını istediği güvenlik protokolünün 4'üncü maddesi, İsrail ordusuna Lübnan'ın güneyindeki "güvenlik bölgelerinde" geniş bir hareket alanı tanıyor. Dahası, İsrail askerlerinin bu bölgelerden kademeli olarak çekilmesine ilişkin net ve bağlayıcı bir takvimin bulunmadığı; geri çekilme sürecinin tamamen sahadaki güvenlik şartlarına ve tarafların yükümlülüklerini yerine getirme hızına endeksli olduğu belirtiliyor.

Beyrut ve Tel Aviv Cephesinde Farklı Yankılar

Anlaşma her ne kadar Washington tarafından büyük bir diplomatik başarı olarak sunulsa da sahadaki yansımaları oldukça sancılı. Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh süreci "egemenliğin tesisi için ilk adım" olarak görürken, İsrail kanadı anlaşmada İran ve Hizbullah’a yer olmadığını vurguluyor. Buna karşın Hizbullah’ın siyasi kanadı, Lübnan hükümetini doğrudan müzakereler yürüterek ülkenin egemenliğini baltalamakla suçluyor ve anlaşma şartlarını tamamen reddettiğini açıklıyor. Bölgedeki askeri uzmanlar, net bir takvimin olmaması ve pilot bölgelerden çekilmenin ertelenmesi nedeniyle sürecin kırılgan bir zeminde ilerlediği görüşünde birleşiyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız