Ateşkes Hattında Gerilim Tırmanıyor: İsrail İHA’ları Gazze’de Sivillerin Toplandığı Alanı Vurdu
Ortadoğu'da ateşkes arayışları ve mutabakat zeminleri tartışılmaya devam ederken, sahada askeri hareketlilik ve sivillere yönelik saldırılar hız kesmeden sürüyor. İsrail ordusu, ilan edilen ateşkes sürecine rağmen Gazze Şeridi’nin kuzey bölgelerinde mültecilerin ve yerinden edilmiş sivillerin yoğunlaştığı alanları hedef almaya devam ediyor. Son olarak insansız hava araçları (İHA) ile gerçekleştirilen bombardıman, bölgedeki sivil halk arasında büyük bir kaosa neden oldu.
Cibaliya’da Havadan Saldırı: Siviller Hedef Alındı
Yerel sağlık otoritelerinden edinilen bilgilere göre, İsrail ordusuna ait bir silahlı İHA, Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliya beldesinde zorunlu olarak yerinden edilmiş Filistinlilerin toplandığı açık alanı doğrudan hedef aldı. Halava Mülteci Kampı çevresinde gerçekleşen bu ani hava saldırısında, ilk belirlemelere göre 2 Filistinli genç ağır yaralandı. Görgü tanıkları, saldırının sivillerin ekmek ya da insani yardım almak amacıyla bir arada bulunduğu sırada yapıldığını ve patlamanın mülteci kampı sakinleri arasında çok büyük bir panik ve izdihama yol açtığını aktardı.
Şucaiyye’de Sivil Altyapıya Ağır Darbe
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki operasyonları sadece hava saldırılarıyla sınırlı kalmadı. Eş zamanlı olarak Gazze kentinin doğusunda yer alan Şucaiyye Mahallesi’ne giren istihkam birlikleri, sivil yapılara yerleştirdikleri yüksek miktarda patlayıcıyı infilak ettirdi. Mahalledeki çok sayıda bina ve altyapı tesisi saniyeler içinde yerle bir olurken, patlamanın şiddeti kentin pek çok noktasından hissedildi ve gökyüzünü yoğun toz bulutları kapladı. Ayrıca Gazze’nin merkezinde yer alan iki büyük bina da hava saldırıları sonucu tamamen enkaza döndü.
Kuzeyden Güneye Yaylım Ateşi
Son dakika gelişmelerine göre, İsrail güçleri hem kuzey koridorunda hem de güney hatlarında baskıyı artırdı. Gazze’nin kuzey sınırındaki Beyt Lahiya ile güneyde stratejik öneme sahip Han Yunus kenti, eş zamanlı olarak topçu bataryalarının ve zırhlı askeri araçların yoğun ateşi altında kaldı. Sınır hatlarına konuşlandırılan obüslerin sivil yerleşim yerlerini dövmesi nedeniyle bölgedeki insani kriz ve göç dalgası daha da derinleşiyor.