İsrail’de yaklaşan genel seçimler öncesinde siyasi arenadaki tansiyon, güvenlik başlığında yaşanan büyük görüş ayrılığıyla yeni bir boyuta taşındı. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ülkenin dış kaynaklı bir saldırı tehdidi altında olduğu yönündeki ısrarlı açıklamalarına karşın, İsrail güvenlik kaynakları sahada bu iddiaları doğrulayacak hiçbir emare bulunmadığını bildirdi.
İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz’in ordu kaynaklarına dayandırdığı habere göre; askeri istihbarat ve güvenlik birimleri, seçim öncesi süreçte ülkeye yönelik herhangi bir operasyonel hareketlilik ya da somut bir saldırı hazırlığı tespit edemedi.
Alarm Seviyesi Değişmedi
Tel Aviv yönetiminin olağan koşullarda olası bir tehdit anında uyguladığı standart protokollerin hiçbirinin devreye sokulmaması dikkat çekiyor. Güvenlik birimlerinin, ne ordudaki alarm seviyesini yukarı çektiği ne de olası kriz durumlarında ilk adım olan yedek askerlerin göreve çağrılması prosedürünü başlattığı öğrenildi.
Güvenlik uzmanları, olağanüstü bir tırmanış veya saldırı riski durumunda askeri kanadın çok daha önceden alarm durumuna geçerek acil durum personelini silah altına alması gerektiğine işaret ediyor. Mevcut durumda bu tür adımların atılmamış olması, Başbakanlık ile askeri karargah arasındaki istihbarat ve algı farkını gözler önüne seriyor.
İstihbaratın Kaynağı Bilinmiyor
Açıklamaların ardından askeri kurmaylarıyla acil durum toplantısı gerçekleştiren Netanyahu’nun, iddialarını hangi somut istihbarat verisine ya da hangi cepheye dayandırdığı açıklanmadı. Güvenlik bürokrasisindeki yetkililerin, Başbakan’ın uyarısının arkasında yatan bilgi kaynağını tespit etmekte zorlandığı ve bu durumun derin bir belirsizlik yarattığı ifade ediliyor.
Anketlerdeki Düşüş ve Muhalefetin "Manevra" İddiası
Kamuoyu araştırmalarında oylarında gerileme yaşayan Netanyahu’nun, sandık öncesinde güvenlik krizini tırmandırma çabası muhalefetin de sert tepkisini çekti. Muhalefet kanadı, Başbakan’ın somut verilere dayanmayan "saldırı tehdidi" söylemlerini tamamen seçim odaklı ve seçmenin dikkatini başka yöne çekmeyi amaçlayan bir "siyasi manevra" olarak nitelendiriyor.