Tahran'da Meclis Krizi
İran iç siyaseti, son dönemin en çarpıcı ve sert suçlamalarından birine sahne oluyor. Ülkedeki aşırı muhafazakar kanadın önemli güç odaklarından Payidari Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen Tahran Milletvekili Kamran Gazanferi, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ı çok ağır bir ithamla hedef aldı. Gazanferi, parlamento çalışmalarının hiçbir somut gerekçe gösterilmeden aylardır askıya alınmasının arkasında, Washington yönetimiyle yürütülmesi planlanan gizli diplomasi trafiğinin yattığını ileri sürdü.
4 Aylık Sessizliğin Perde Arkası
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ILNA) ülkedeki siyasi dengeleri sarsacak açıklamalarda bulunan Gazanferi, meclisin yaklaşık 4 aydır faaliyet göstermediğine dikkat çekti. Bu durumun bilinçli bir strateji olduğunu savunan İranlı vekil, Meclis Başkanı Kalibaf’ın kendi ajandasını yürütmek adına parlamentoyu işlevsizleştirdiğini iddia etti.
Gazanferi, sürecin işleyişine dair senaryoyu şu sözlerle özetledi: "Kendisi, öncelikle ABD ve İsrail ile bir ateşkes zeminini kabul etmek, hemen ardından da Washington ile doğrudan müzakere masasına oturabilmek için Meclis’in kapısına kilit vurdu. Buradaki temel amaç, milletvekillerinin yükselteceği olası itiraz seslerini daha başlamadan kısmaktı. Parlamentoyu devre dışı bırakarak, önündeki tüm yasal ve siyasi engelleri temizlemeyi ve bu sayede tek taraflı adımları rahatça atmayı planladı."
"Liderin Kırmızı Çizgileri Çiğneniyor"
Açıklamalarında tonu daha da sertleştiren Gazanferi, Meclis Başkanı’nın yalnızca yasama organını bypass etmekle kalmadığını, aynı zamanda ülkenin en üst otoritesinin talimatlarını da hiçe saydığını öne sürdü. Kalibaf’ın, ABD ile yürütülecek diplomatik temaslarda ülke lideri Mücteba Hamaney tarafından net bir şekilde çizilen kırmızı çizgilere riayet etmediğini belirten muhafazakar vekil, "Kalibaf, liderin 'bunu yapmayın' şeklinde kesin dille uyardığı her başlıkta tam tersi bir istikamette hareket ediyor. Meclis mesaisinin tamamen durdurulmasının ana nedeni de tam olarak budur. Vekillerin bu keyfi, dayatmacı ve tek taraflı politikalara reaksiyon göstermesinin önüne geçmek istediler" diyerek tepkisini dile getirdi.
Muhafazakarların "Müzakere" Alerjisi
İran siyasetinde Batı ve özellikle ABD ile diplomatik temas kurulması fikrine en sert direnci gösteren yapıların başında aşırı muhafazakar Payidari Cephesi geliyor. Geçmişteki duruşlarıyla da bilinen bu blok, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmaya (Kapsamlı Ortak Eylem Planı) ilk günden itibaren bayrak açmıştı. Dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın 2018 yılında anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesinin ardından, meclis genel kurulunda ABD bayrağı ile anlaşma metnini ateşe veren muhafazakar milletvekilleri, Tahran-Washington hattındaki yumuşama sinyallerine karşı her zaman en radikal bariyer olarak konumlanıyor.
Meclis Başkanı Kalibaf’a yöneltilen bu son suçlamalar, İran’ın dış politika vizyonunda ve devletin zirvesinde kapalı kapılar ardında yaşanan güç savaşlarının ne denli derinleştiğini gözler önüne seriyor.