Tahran'dan Diplomasi ve Saha Mesajı
İran yönetimi, bölgesel gerilimi düşürmeyi hedefleyen diplomatik süreçler ve sahada yaşanan son gelişmelerle ilgili stratejik bir çıkış yaptı. Haftalık basın toplantısında kameraların karşısına geçen İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Orta Doğu'daki düğümü çözecek nihai formülün şifrelerini verdi. Bekayi, Lübnan'da sağlanan ateşkes rejiminin geçici bir duraklamadan ibaret olmadığını, savaşı tamamen sonlandıracak kapsamlı bir mutabakatın en kritik halkasını oluşturduğunu ifade etti.
"Müzakere Masasında Güven Değil, Şüphe Hakim"
ABD ile yürütülen diplomatik temaslara dair oldukça çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Sözcü Bekayi, Washington ile kurulan diyalog zemininde tarafların birbirine güvenmediğinin altını çizdi. Görüşmelerin en başından beri derin bir kuşku atmosferinde ilerlediğini dile getiren Bekayi, ABD kanadından gelen çelişkili beyanların, bitmek bilmeyen taleplerin ve medya üzerinden yürütülen algı yönetiminin süreci kasıtlı olarak uzattığını aktardı. Mevcut diplomatik ajandada nükleer başlıkların yer almadığını belirten Sözcü, Tahran'ın bu konuda ne zaman ve nasıl adım atacağını çok iyi bildiğini kaydetti.
300 Milyar Dolarlık Fon İddialarına Yanıt
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran "İran’ın savaş sonrası yeniden yapılanma için 300 milyar dolarlık bir fon talep ettiği" yönündeki iddialara da açıklık getiren Bekayi, mutabakat metinlerinde savaştan zarar gören bölgelerin imarı için zemin hazırlanması maddesinin yer aldığını doğruladı. Ancak konunun son derece karmaşık olduğunu ve kendi içinde teknik detaylar barındırdığını ifade etti. İran'ın geçmiş dönemde nükleer anlaşma kapsamında elde ettiği finansmana da değinen Sözcü, bu paranın zaten Tahran'ın dondurulmuş öz varlıkları olduğunu, kimseden ekstra bir lütuf ya da imtiyaz beklemediklerini, yalnızca kendilerine ait olan hakları istediklerini yineledi.
Sınır İhlalleri ve Meşru Müdafaa Resti
Batılı güçlerin sahada sergilediği tutumu sert bir dille eleştiren Bekayi, İsrail'in Lübnan ve Filistin topraklarında resmiyette ateşkese uyar görünmesine rağmen arka planda ağır suçlar işlemeye devam ettiğini söyledi. ABD'nin ise İran'ın güney bölgelerini hedef alan saldırılarla doğrudan ateşkes zeminini baltaladığını savunan Sözcü, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na atıfta bulunarak, "Saldırılara karşı meşru müdafaa hakkımızı saklı tutuyoruz" dedi. Bölge ülkelerine de seslenen Bekayi, topraklarında bulunan ABD üslerinin İran’a yönelik operasyonlarda kullanılmasına izin verilmemesi gerektiği çağrısını yaptı.
NATO ve AB'ye Küresel Güvenlik Uyarısı
Orta Doğu'daki askeri hareketliliğin küresel boyutlarına dikkat çeken İran Dışişleri Sözcüsü, NATO’nun Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ya da Basra Körfezi gibi hassas deniz hatlarına yönelik herhangi bir müdahale arayışının bölgedeki denklemi çok daha tehlikeli ve çözümsüz bir noktaya taşıyacağını belirtti. Bekayi, Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi ülkelere seslenerek, bölgede gerçekten yapıcı bir sorumluluk üstlenmek istiyorlarsa, öncelikle uluslararası hukuku çiğneyen ABD ve İsrail’i hesap vermeye zorlamaları gerektiğini vurguladı.