Avrupa Savunmasında Kapasite Krizi
Avrupa Birliği (AB) genelinde savunma bütçelerine ayrılan pay her geçen gün katlanırken, kıtanın askeri üretim kapasitesindeki hantallık Brüksel'in sabrını taşırdı. AB Komisyonunun Savunma ve Uzaydan Sorumlu Üyesi Andrius Kubilius, Avrupa'nın savunma sanayisinde kalıcı bir üretim sıçraması gerçekleştiremediğini belirterek, mevcut tablonun kıta güvenliği açısından ciddi riskler barındırdığını açıkladı.
Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta düzenlenen NATO Parlamenter Asamblesi Bahar Oturumu'nda konuşan Kubilius, savunma bütçelerindeki artışın fabrikalardaki üretime aynı hızda yansımamasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Moskova’nın Üretim Gücü Putin’i Teşvik Ediyor
Avrupa'nın karşı karşıya olduğu en büyük stratejik riskin Rusya'nın hız kesmeyen askeri sanayisi olduğuna dikkat çeken Kubilius, Moskova’nın mevcut üretim kapasitesinin AB'nin ilerisinde olduğunu vurguladı. Bu durumun jeopolitik dengeleri sarstığını belirten AB yetkilisi, "Rusya hala AB'den çok daha fazla üretim yapıyor. Bu durum sadece askeri bir dengesizlik yaratmıyor, aynı zamanda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için tehlikeli bir cazibe ve teşvik unsuru oluşturuyor" ifadelerini kullandı.
Kubilius, ulusal hükümetlerin bütçe planlamalarını sorgulaması gerektiğinin altını çizerek, Avrupa parlamentolarına şu kritik soruyu yöneltti: "Savunma harcamaları bu denli artarken, sanayi üretimi neden gerekli ölçüde büyütülmüyor?"
"Tek Bir Savunma Pazarımız Yok, İnovasyon Eksik"
Avrupa savunma sanayisinin küresel rekabette geri kalmasının arkasındaki yapısal sorunlara değinen Kubilius, kıtadaki parçalanmış yapıya işaret etti. Avrupa'da entegre olmuş tek bir savunma pazarının bulunmamasının rekabeti bitirdiğini ve inovasyonun önünü tıkadığını söyledi.
Ulusal parlamentoların savunma vizyonlarını tazelemeleri gerektiğini savunan Kubilius, AB genelinde kurulacak ortak bir savunma pazarının, yerel düzeydeki modern savunma doktrinlerinin de temelini oluşturacağını ifade etti.
"NATO ve AB Güçlerini Birleştirmeli"
Kıta Avrupası'nda topyekun bir savaşın engellenmesinin yolunun topyekun bir üretim seferberliğinden geçtiğini belirten Kubilius, batı ittifakının elindeki potansiyeli hatırlattı. NATO’nun küresel ölçekteki en başarılı askeri ittifak, AB’nin ise dünyanın en gelişmiş ortak pazarı olduğunu kaydeden Komisyon Üyesi, çözüm reçetesini şu sözlerle sundu:
"Birlikte koordineli şekilde hareket ettiğimiz takdirde Rusya’dan çok daha fazla üretim yapma gücüne sahibiz. Ancak bu şekilde Rusya’yı caydırabilir ve Avrupa kıtasını yeni bir savaşın eşiğinden döndürebiliriz."