Anlaşmalar Sahada Karşılık Bulmadı
Ortadoğu’da diplomatik kanallarla tesis edilmeye çalışılan kırılgan barış ortamı, sahadan gelen sıcak haberlerle bir kez daha gölgelendi. Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında varılan ve Lübnan’ı da kapsayan geniş çaplı mutabakata rağmen, İsrail ordusu Lübnan’ın güney bölgelerine yönelik askeri hareketliliğini durdurmadı. Ateşkes rejiminin yürürlükte olduğu bölgede, İsrail’e ait savaş uçakları ve topçu bataryaları stratejik noktaları ateş altına aldı.
Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığı saha raporlarına göre, İsrail hava kuvvetleri sabahın ilk saatlerinde Yukarı Nebatiye bölgesinin kırsal hatlarına iki ayrı hava koridoru açarak bombardıman gerçekleştirdi. Bölgedeki askeri hareketlilik sadece hava unsurlarıyla sınırlı kalmadı. Akşam saatlerine doğru Beraşit ve Beyt Yahun beldelerinin dış çeperleri, İsrail topçularının fırlattığı yaklaşık 10 obüs mermisiyle sarsıldı. Topçu ateşine eş zamanlı olarak, sınır hattındaki askeri mevzilerden makineli tüfeklerle yoğun taciz ateşi açıldığı bildirildi.
SİHA Saldırısı Can Almıştı
Bölgedeki gerilim, bu son bombardıman zincirinden hemen önce de can kayıplarıyla tırmanmıştı. İsrail ordusuna ait bir insansız hava aracının (İHA), Nebatiye’ye bağlı Meyfedun beldesi yakınlarında seyir halindeki bir sivil aracı nokta atışıyla hedef alması sonucu 2 kişi hayatını kaybetmişti. Yaşanan bu ölümcül insansız hava aracı saldırısı, ateşkesin sahada ne denli büyük bir güvenlik açığıyla karşı karşıya olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Masadaki Büyük Uzlaşı Sahnede Delindi
Saldırıların zamanlaması küresel diplomasi açısından dikkat çekici bir çelişkiyi barındırıyor. Pakistan’ın ara buluculuğunda yürütülen hassas müzakere trafiğinin ardından, ABD ve İran 14 Haziran’da 14 maddelik kapsamlı bir mutabakat metnine imza atmıştı. Çatışmaların tamamen durdurulmasını ve ihtilafların diplomasi masasında çözülmesini hedefleyen bu tarihi anlaşma, Lübnan cephesini de doğrudan koruma altına almayı amaçlıyordu. Ancak sahadaki son ihlaller, uluslararası garantörlüğe rağmen askeri operasyonların sürdüğünü gösteriyor.
Aylar Süren Yıkımın Bilançosu Ağır
İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı geniş çaplı hava harekatı ve ardından güney sınır hattındaki bazı beldeleri fiziki olarak kontrol altına almasıyla başlayan süreç, arkasında devasa bir insani dram bıraktı. Lübnan hükümetinin resmi verilerine göre, tırmanan çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan yerinden edilmiş kişilerin sayısı 1 milyonu geride bıraktı.
Siyasi kulislerde ise diplomasi trafiği hız kesmeden devam ediyordu. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı bir açıklamada Nisan ayı ortasında devreye giren geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuş, ardından Mayıs ortasında yapılan 3. tur müzakerelerle bu süre 17 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak üzere 45 gün daha uzatılmıştı. Ancak tüm bu siyasi takvimlere ve uzatılan sürelere rağmen silahlar tamamen susmadı. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı son resmi raporlar, Mart ayından bu yana devam eden agresif askeri dalgada hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 230’a ulaştığını ortaya koyuyor. Sahadaki son hareketlilik, ateşkesin geleceğine dair endişeleri derinleştiriyor.