Doğu Asya'da bölgesel dengeleri sarsan diplomatik polemikler yeni bir boyut kazandı. Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği (JAPIT) Başkanı Takeşi Ivaya ile Pekin’de gerçekleştirdiği görüşmede, iki ülke arasındaki derin görüş ayrılıklarına ve tarihsel gerilimlere dikkat çekerek Tokyo yönetimine oldukça sert uyarılarda bulundu.
"Geçmişten Ders Alınmazsa Geleceğe İlerlemek Mümkün Değil"
Açıklamasında İkinci Dünya Savaşı sonrasında Japon savaş suçlularının yargılandığı tarihi Tokyo Duruşmaları’nın 80. yıl dönümünü hatırlatan Vang Yi, Japonya’nın geçmişteki saldırgan tutumuyla yüzleşmesi gerektiğinin altını çizdi. Vang, "Japonya tarihten ders çıkarmaz, savaş sonrası inşa edilen 'Barış Anayasası'na meydan okur ve militarist geçmişi ihya ederek savaş suçlularını yeniden meşrulaştırmaya kalkışırsa, geleceğe doğru adım atması bir yana, uluslararası toplumun yüzüne dahi bakamayacak duruma gelecektir" ifadelerini kullandı.
Çinli Bakan, ikili ilişkilerin yeniden sağlıklı bir zemine oturabilmesi için Tokyo hükümetinin atması gereken öncelikli adımları şu sözlerle özetledi: "Japon yöneticileri için acil ödev; Tayvan meselesindeki hatalı söylem ile tutumları hızla düzeltmek, tarihsel süreçlere doğru yaklaşım sergilemek ve Çin’e yönelik akılcı, objektif bir bakış açısı geliştirmektir."
Tayvan Gerilimi ve Askeri Müdahale Söylemi
Pekin ile Tokyo arasındaki bu sert söylem dalgası, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin Tayvan Boğazı’na ilişkin açıklamalarıyla alevlenmişti. Başbakan Takaiçi'nin Parlamento oturumunda, Çin ile egemenlik ihtilafı yaşayan Tayvan'a olası bir askeri müdahaleyi "ülkesinin varlığını tehdit eden durum" kategorisinde değerlendirebileceklerini ve askeri güç kullanabileceklerini ima etmesi, Pekin'in sert tepkisini çekmişti.
Takaiçi’nin bu çıkışı, Tokyo’nun onlarca yıldır yürüttüğü "stratejik belirsizlik" politikasından ilk kez bu kadar net bir kopuş anlamı taşıyordu. Tepkilerin ardından açıklamasının varsayımsal olduğunu belirten Japon Başbakan, benzer ifadelerden kaçınacağını söylese de sözlerini resmen geri çekmeyi kabul etmemişti.
Siyasi Krizden Sosyo-Ekonomik Yansımalara
Açıklamaların ardından Çin’in Tokyo’ya protesto notası vermesiyle başlayan kriz; sadece diplomatik kanallarla sınırlı kalmayıp seyahat uyarılarına, karşılıklı uçuş iptallerine, engellenen kültürel etkinliklere ve ticari yasaklamalara kadar uzanan geniş çaplı bir yaptırım ve sürtüşme sürecine dönüştü.
Tüm bunlara ek olarak, Japon iktidar partisi mensuplarının ve üst düzey yetkililerin, İkinci Dünya Savaşı’ndaki A sınıfı savaş suçlularının da anıldığı tartışmalı Yasukuni Tapınağı’na adak göndermesi ya da ziyaret etmesi, Pekin yönetimi tarafından "militarizmin yeniden diriltilmesi" hamlesi olarak görülmeye ve iki ülke arasındaki ipleri germeye devam ediyor.