Küresel enerji ticaretinin kilit noktası konumundaki Hürmüz Boğazı, Washington ve Tahran hatları arasında karşılıklı sert açıklamalarla bir kez daha askeri krizin odağı haline geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun boğaz üzerindeki hakimiyet iddiaları ve ABD donanmasına yönelik doğrudan tehditleri, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından vakit kaybetmeksizin reddedildi.
Sosyal medya kanalları üzerinden kamuoyuna duyuruda bulunan CENTCOM, İran Devrim Muhafızları’nın nizami bir donanma yapısına dahi sahip olmadığını öne sürerek, stratejik su yolunda kontrolün tamamen ABD askeri unsurları ve bölgesel ortaklarının elinde bulunduğunu ifade etti.
"19 Milyon Varillik Petrol Geçişi Güvence Altına Alındı"
ABD kanadı, bölgedeki varlığını ve operasyonel hakimiyetini somut verilerle vurgulamayı tercih etti. Yapılan resmi açıklamada, Washington yönetiminin Körfez’deki müttefik ülkelerle koordineli hareket ettiği belirtilerek, sadece son 24 saat içerisinde 19 milyon varilden fazla ham petrolün Hürmüz Boğazı üzerinden güvenli bir şekilde nakledilmesine destek sağlandığı aktarıldı.
Söz konusu açıklama, Tahran’ın küresel enerji akışını kesebileceği yönündeki kaygılara karşı uluslararası piyasalara ve müttefik ülkelere verilmiş net bir "seyrüsefer özgürlüğü" mesajı olarak değerlendirildi.
Tahran'dan "Geri Sayım Başladı" Tehdidi
İki ülke arasındaki tansiyon, İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri’nden bir yetkilinin yaptığı zehir zemberek açıklamalarla zirveye tırmanmıştı. İranlı yetkili, ABD savaş gemilerinin Hürmüz Boğazı’na yaklaşması durumunda doğrudan hedef alınarak batırılacağını iddia etmiş ve olası bir sıcak temas için kuvvetlerinin adeta "geri sayıma geçtiğini" öne sürmüştü.
Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı'ndaki bu karşılıklı restleşme, deniz güvenliği endişelerini tırmandırırken, bölgedeki askeri hareketliliğin seyrini önümüzdeki günlerde daha da kritik bir eşiğe taşıyabilir.