Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Komitesi, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria başta olmak üzere işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında yürüttüğü politikalara dair çarpıcı bir rapor ve uyarı metni yayımladı. Komite, insani yardım çalışanları ile insan hakları savunucularının faaliyetlerinin sistemli bir şekilde engellenmesinin, bölgedeki en hassas grup olan çocukları tamamen korumasız bir ortama ittiğini vurguladı.
Cenevre merkezli komiteden yapılan yazılı açıklamada, aralıksız süren saldırıların ve ağır ablukanın gölgesindeki Gazze ile Batı Şeria'da, çocukların haklarını gözeten mekanizmaların çökme noktasına getirildiği aktarıldı.
"Terörist" Etiketi ve Ağır Baskı Taktikleri
BM Komitesi, İsrail yönetiminin sivil toplum kuruluşlarını ve çocuk hakları savunucularını baskı altına almak amacıyla son dönemde başvurduğu "terörist" yakıştırmalarını en sert ifadelerle kınadı. Açıklamada, hak savunucularının sadece bu etiketlemelerle kalmayıp; askeri baskınlar, seyahat kısıtlamaları, finansal yaptırımlar, asılsız tutuklama tehditleri ve kurumsal kayıtların yok edilmesi gibi çok boyutlu bir sindirme politikasıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Üstelik bu kuruluşlara destek veren uluslararası ortakların da ikincil yaptırım tehditleriyle yıldırılmaya çalışıldığı ifade edildi.
30 Yıllık Hafıza ve Belgelendirme Faaliyetleri Risk Altında
Filistinli çocukların yaşam hakkını ve hukuki statüsünü korumaya çalışan sivil toplum örgütlerinin, aralıksız süren taciz ve itibarsızlaştırma kampanyaları nedeniyle faaliyetlerini asgari düzeye indirmek ya da tamamen durdurmak zorunda kaldığına dikkat çekildi. Söz konusu kurumların 30 yılı aşkın bir süredir İsrail askeri mahkemeleri de dahil olmak üzere pek çok platformda çocukların haklarını savunduğu ve yaşanan ağır ihlalleri kayıt altına alarak kurumsal bir hafıza oluşturduğu hatırlatıldı. Bu mekanizmanın devre dışı kalmasının, çocuklara yönelik ihlallerin görünmez kılınmasına neden olacağı uyarısı yapıldı.
Cezasızlık Riski ve Dünyaya "Sorumluluk" Çağrısı
Açıklamada, sahada aktif olarak çalışan insani yardım grupları ve gözlemciler olmadan Filistinli çocukların sistematik hak ihlalleri karşısında tamamen yalnız kalacağı, bu durumun ise adli ve insani bir "cezasızlık" iklimi doğuracağı aktarıldı.
BM Çocuk Hakları Komitesi, İsrail hükümetine, işgal altındaki Filistin topraklarında çocuk hakları örgütleri ile yardım kuruluşlarının önüne çıkarılan tüm yapay engelleri ve kısıtlamaları derhal kaldırma çağrısında bulundu. Aynı zamanda uluslararası topluma seslenen Komite, Filistinli çocukların yaşam haklarının öncelikli hale getirilmesi ve hak savunucularını hedef alan baskılardan ötürü İsrailli yetkililerin hesap vermesi için eldeki tüm diplomatik ve hukuki araçların devreye sokulmasını talep etti.