Avrupa Birliği (AB), uzay teknolojilerinde bağımsızlık hedeflerini büyütürken bu kez de katlanarak artan uydu trafiğinin getirdiği kapasite engeline takıldı. Brüksel’de gerçekleştirilen 2. AB Uzaya Erişim Konferansı’nda konuşan Savunma ve Uzaydan Sorumlu AB Komiseri Andrius Kubilius, roket krizinin geride kaldığını ancak küresel uydu talebindeki patlamanın yeni bir darboğaz yarattığını vurguladı.
Gelecek 10 yıllık süreçte dünya genelinde yaklaşık 50 bin uydunun yörüngeye fırlatılmasının beklendiğini aktaran Kubilius, mevcut fırlatma kapasitelerinin bu hıza yetişmekte yetersiz kaldığına dikkat çekti.
"2034’e Kadar En Az 62 Fırlatma Şart"
Avrupa’nın küresel konumlama, çevre izleme ve güvenli iletişim projelerinin geleceği, doğrudan fırlatma kapasitesindeki artışa bağlanıyor. AB’nin Galileo, Copernicus ve IRIS² gibi kritik programlarının aksamadan sürdürülebilmesi için 2034 yılına kadar toplamda 62 fırlatma görevine ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
Uyduların zamanında yörüngeye yerleştirilmesinin stratejik önemine değinen Kubilius, "Bu kapasite açığını hızla kapatmak zorundayız. Avrupa'nın uzay programlarının geleceği, savunma kabiliyetleri ve genel güvenliği doğrudan bu altyapıya dayanıyor," değerlendirmesinde bulundu.
Yabancı Roketlere Bağımlılık Sona Erdirilecek
Konuşmasında Avrupa’nın uzaya bağımsız ve kesintisiz erişim sağlama hedefine sadık kalması gerektiğinin altını çizen Kubilius, kritik altyapılarda yabancı menşeili roket ve tesis bağımlılığının risk oluşturduğunu ifade etti.
Avrupa genelindeki fırlatma üsleri, üretim tesisleri ve test merkezlerini kapsayan bir saha inceleme turuna çıkacağını duyuran AB Komiseri, mevcut kapasitenin nasıl artırılabileceğini yerinde inceleyecek. Önümüzdeki yıl yürürlüğe girmesi planlanan kapsamlı bir eylem planıyla, Birlik'in uzay pazarındaki bağımsız konumu garanti altına alınmak isteniyor.