Almanya’nın dış politikadaki geleneksel "kurallara dayalı küresel düzen" vurgusu, ülkenin en prestijli düşünce kuruluşları tarafından sert bir dille masaya yatırıldı. Bonn Uluslararası Çatışma Araştırmaları Merkezi (BICC), Hamburg Üniversitesi Barış Araştırmaları ve Güvenlik Politikası Enstitüsü (IFSH), Kalkınma ve Barış Enstitüsü (INEF) ve Frankfurt Leibniz Barış Araştırmaları Enstitüsü (PRIF) ortaklığıyla hazırlanan "2026 Barış Raporu", Berlin yönetiminin küresel krizlerdeki seçici tutumuna ayna tutuyor.
Başkent Berlin’de düzenlenen geniş katılımlı basın toplantısında kamuoyuna duyurulan rapor, Alman hükümetinin Washington ve Tel Aviv merkezli uluslararası hukuk ihlallerine karşı sergilediği çekingen diplomasiye odaklanıyor.
"Seçici Sessizlik Küresel Meşruiyeti Zedeliyor"
Raporun tanıtımında çarpıcı açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Conrad Schetter, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze, İran, Lübnan ve Suriye’ye yönelik askeri hamlelerinde uluslararası hukukun temel ilkelerini açıkça devre dışı bıraktığına dikkat çekti.
Almanya'nın, ABD’nin Venezuela ve İran’a yönelik müdahalelerinde olduğu gibi, müttefiklerinden gelen bu ihlalleri bilinçli bir biçimde görmezden geldiğini savunan Schetter, durumun vahametini şu sözlerle özetledi:
"Almanya, sergilediği bu ikircikli tutumla uluslararası arenadaki inandırıcılığını kendi eliyle aşındırıyor. Kasıtlı olmasa bile, küresel kurallara dayalı sistemin kökünden çürümesine ve zayıflamasına zemin hazırlıyor."
BM Güvenlik Konseyi Yenilgisi Bir "Erken Uyarı"ydı
Prof. Dr. Schetter, Berlin yönetiminin son dönemde uluslararası diplomatik arenalarda yaşadığı zemin kaybına da değindi. Almanya’nın Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi geçici üyeliği adaylığının başarısızlıkla sonuçlanmasının tesadüf olmadığını belirten ünlü analist, bu kaybın Berlin için ciddi bir uyarı sinyali olarak okunması gerektiğini vurguladı. Almanya’nın küresel bir aktör olarak varlığını sürdürebilmesi adına, dış politikadaki mevcut yaklaşımında "radikal ve acil bir makas değişikliğine" gitmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Küresel Siyasetin Yeni Akımı: "Savaş Lordu" Diplomasisi
Hazırlanan 2026 Barış Raporu’nda yalnızca Almanya’ya yönelik eleştiriler yer almıyor; aynı zamanda dünya genelinde değişen güç dengelerine dair korkutucu bir projeksiyon sunuluyor. Rapora göre devletler, modern diplomatik teamülleri bir kenara bırakarak giderek daha fazla "savaş lordları" gibi hareket etmeye başladı.
Askeri saldırganlığın ve savaşın, diplomasi kanallarını tıkayan birer "olağan siyasi araç" haline dönüştüğü uyarısı yapılan belgede, bu tehlikeli gidişatın küresel ölçekte karşılık bulmaması halinde, dünya genelindeki mevcut ve potansiyel çatışma bölgelerinin çok daha şiddetli bir tırmanışa sahne olacağı kaydedildi.