İsrail ablukası altındaki Gazze’de yürütülen çalışmalar kapsamında, her gün 10 bin kişiye sıcak yemek ulaştırılarak sahur ve iftar sofraları bereketlendirildi. Türkiye’nin insani diplomasi anlayışının sahadaki güçlü yansıması olan bu destekler, bölgedeki kardeşlerimize nefes oldu.
Filistin ve çevre ülkelerdeki mülteci kamplarında da kapsamlı yardımlar gerçekleştirildi.
Suriye Yermük Kampı’nda 3.500 kişilik iftar verildi
700 çocuğa oyuncak, 360 çocuğa kışlık kıyafet ulaştırıldı
260 aileye gıda kolisi, 90 kişiye zekât desteği sağlandı
Mısır’daki mültecilere 1.200 kişilik iftar ve 400 gıda kolisi dağıtıldı

Afganistan ve Asya’da Umut Eli
Üç yıldır ciddi kıtlıkla mücadele eden Afganistan’da Türkiye’nin destekleriyle:
1.360 kişiye iftar yemeği
200 aileye gıda kolisi
200 aileye zekât yardımı ulaştırıldı
Bangladeş’te ise 1.850 kişilik iftar organizasyonunun yanı sıra yüzlerce aileye gıda, zekât ve bayramlık desteği sağlanarak Ramazan’ın paylaşma ruhu yaşatıldı.

Afrika’da Kalkınma ve Dayanışma Hamlesi
Türkiye’nin Afrika açılım vizyonuna paralel şekilde yürütülen çalışmalar kapsamında birçok ülkede hem insani yardım hem de kalkınma odaklı projeler hayata geçirildi:
Burundi: 500 kişilik iftar, 400 gıda kolisi, 400 kişiye zekât, 200 çocuğa bayramlık ve sünnet organizasyonu
Kenya: 2.500 kişilik iftar, 150 gıda kolisi, 200 bayramlık, 10 kurban kesimi
Sudan: 2.860 kişiye iftar, 150 aileye gıda kolisi
Somali, Mali ve OAC bölgeleri: Binlerce kişiye iftar ve yüzlerce aileye yardım
Bu çalışmalar, Türkiye’nin yalnızca acil yardım değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda hareket ettiğini ortaya koydu.

Türkiye’de Sosyal Dayanışma Güçleniyor
Yurt içinde yürütülen faaliyetlerle de binlerce ihtiyaç sahibi aileye gıda kolisi ulaştırıldı. Hayırseverlerin zekât ve fitre emanetleri titizlikle sahiplerine teslim edilirken, yetim ve ihtiyaç sahibi çocuklara bayramlık kıyafetler verilerek bayram sevinci paylaşıldı.
Kalıcı Projelerle Güçlü Gelecek Vurgusu
Mavi Marmara Derneği, Türkiye’nin insani yardım vizyonuna katkı sunarak yalnızca geçici desteklerle değil; su kuyuları, yetimhaneler ve kalkınma projeleriyle mazlum coğrafyalarda kalıcı çözümler üretmeye devam ediyor.
Bu büyük organizasyon, Türkiye’nin küresel vicdanın sesi olma misyonunu bir kez daha perçinlerken, devletin ve milletin el ele verdiği dayanışma ruhunun sınırları aşan etkisini gözler önüne serdi.